Eskisi Gibi…

Şubat 9, 2009

Sensiz Kaldım gine eskisi Gibi..
susuz dudaklarımdan gine eskisi gibi ses çıkmıyor..
sahibsizim bir karanlık düşüncelerimin her köşesinde..
Gine eskisi gibi yalnızca boşluktayım gine eskisi gibi…

Ben ne kadar düşünmesemde unutamıyorum..!
Seni Düşünmeden bir bahis edemiyorum zihnimde..
susmadan, Bilmeden, Görmeden halimi Alamıyorum dengine.
Yüzsüz olabiliyorum bazen seni Eskisi Gibi sevmek istediğimde.

Karanlıkdan çıkmak istesem ne zaman aydınlığa
Hiç Düşünüyormusun zorlada olsa fikirsiz kalacağımı,
beni hiç düşünüyormusun aciz ve sessiz kalacağımı
Düşünüyormusun hareketlerinle birinin Bu kadar Aciz kalacağını?
Bazen anlamsız dediğimiz hayatımızı ne kadar YAŞAMAK istediğimi..

Susmak istemiyorken bile sessiz kalacağımı düşünüyormusun ?
Sana yazmak istemesem bile yazdığımı Hissediyormusun ?
Hissetseydin eğer sana Büyüttüğüm Yeşerttiğim esirgemeden beslediğim sevgimi
Bana Böyle Davranırmıydın?

inceden inceye sevdiğini ellerinle parçalarmıydın
Sözlr Çıkarmıydı Harf Harf “istemiyorum seni ?”
Görmezden geldiğin Bu kelepir hayatımı Hiçe sayarmıydın..!
Yapardın. Sen böylesin SEN Eşsiz ve çook Güzelsin.

Olmadı sevdiremedim kendimi.
Başda oyun sandığım, Birkaç duygusal sözleri
Bilemezdim ki senin sonradan beni beyenmeyeceğini ..
Ölümsüzlük hasretini bitirmeyeceğini bilemezdim.

AşşK. Ah bu vicdansız Aş neden tutmadın beni ?
Rüşvetmi vermeliydim, rolmu oynamalıydım
Yalan mı söylemeliydim cezbetmek için seni?
Gene eskisi gibi, Gene yalnız karanlık köşemde
Bir fark var aslında, oda Unutamıyorum SENİ..!

Eskisi Gibi
Murat Aydemir.


Şifalı bitkiler P ile Z arasında

Şubat 1, 2009

Rabbim hastalığı verdiği gibi dermanınıda veriyor ama bizm görebilmemiz gerekiyor.
Büyüklerin eskilerden yaptıkları gibi bizlerde bugun de en doğal yollarla şifamızı bulabileceğimizi anlyıoruz.

Patlıcan : Kansızlığı gideRrir. Karaciger ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek yanmaları ve ağrılarını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalp çarpıntılarını gideRrir. Cilt hastalıkları, şeker, mide, barsak ve karaciğer hastalıkları aşırı deRrecede olanlar yememelidir.
• Pırasa : İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı gideRrir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
• Portakal : Antioksidantlar ile dolu bir meyve. Kanseri önleyici olarak bilinen bütün maddeleri içeriyor. Ayrıca bol miktarda C vitamini içeriyor. Kilo almaya engel olur. Kandaki kolestorolü düşürür.Vucüdun C vitamini, potasyum, protein, B ve E vitaminleri ile kalp hastalıkları ve antikanserojen maddeler ile kanser riskini azaltıyor, kolestorolü düşürüyor
• Safran : Sinir sistemini uyarıcı, iştah açıcı, âdet söktürücü, koku ve renk verici olarak kullanılır.Fazla miktarda kullanılmamalıdır. Hamileler kesinlikle kullanmamalıdır.
• Salatalık : Salatalığın kenndisi ya da suyu cildimizi bir tonik kadar temizler. Salatalık kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta birikenn suyun atılmasına yardımcıdır. Kalp hastalıkları ve enfeksiyonlara karşı etkili. Kükürt içeriyor ve bu madde vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırdığı gibi, kolestrolü de düşürüyor.
• Salep : Öksürük ve bronşite faydalıdır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Zihni çalıştırma gücünü arttırır.
• Semizotu : Mide ve barsak kanamalarında ve kanlı idrarda faydalıdır. Kanı temizler. Şeker hastalığında susuzluğu gideRrir. Uykusuzluk, sinir ve zihin yorgunluğunda faydalıdır.
• Sinameki : Memleketimizde çook kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.
• Soğan Ve Sarımsak : Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erkenn yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideRren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Kalbe ve alerjik hastalıklara karşı etkili. Soğan içerdiği kimyasal maddelerle kalbimizi güçlendiriyor ve alerjik reaksiyonları engelliyor. Newcastle’da yapılan araştırmalar, düzenli bir şekilde soğan yiyenlerin damarlarının tıkanma riskinin azaldığını gösteriyor.
• Soya : Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna bennzer işlev göre ( öyle bildirilmiştir )n ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son deRrece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı İmalatı (üretmi), göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çook arttırır.
• Sumak : Kabız edici, kan kesici, antiseptik etkili olup, ayrıca boğaz ve diş etleri hastalıklarında gargara hâlinde kullanılır. Sumak meyveleri de tanen, uçucu yağ ve organik asitler ihtivâ edeRr. Baharat olarak çook kullanılır.
• Susam : Nefes darlığı ve bronşitte faydalıdır.
• Şebboy : Tohumları kalp üzerine etkili bileşikler taşır.Ayrıca idrar söktürücü ve kabızlığı gideRrici etkisi vardır.
• Şeftali : Çiçekleri kabızlığı gideRrir ve barsak solucanlarını düşürür. Meyvesi hazmı kolaylaştırır.İdrar yollarını temizler. Bol miktarda idrar söktürür. Basur memelerinden doğan şikayetleri gideRrir. Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.
• Taflan : Yapraklardan elde edilen taflan suyu öksürük dinnDirici olarak kullanılır.Taze meyveleriyse meyve olarak yenilmektedir. Kurutulmuş meyvelerinin tohumlarıysa şeker hastalığına karşı kullanılır.Tâze meyveleri taş düşürücü olarak da kullanılmaktadır.
• Tarçın : Ruhi sıkıntıları gideRrir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.
• Tere : İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler. Kanser, anemi ve lif hastalıklarına karşı etkili. Tere kanserle savaşan sebzelerin arasında olduğu gibi aynı zamanda en fazla kalsiyum, demir ve folik asit içerenlerin başında geeliyor. Tere gibi yeşil sebzeler yiyen kadınların, life ilişkin hastalıklara yakalanma riskleri daha az.
• Turp : Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini innDirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır.
• Üvez : Özellikle bir şeker olan üvez şeker hastaları rejimi için iyi bir tatlandırıcıdır. Meyveleri ve yaprakları kabız edicidir. Yine meyveleri idrar söktürücü, kadınlarda âdetleri kolaylaştırıcı etkilere sâhiptir. Meyveler C vitaminince zenginnDir. Yapraklarının çayı şeker hastalığına karşı kan şekerini düşürücü olarak kullanılmaktadir. Zararsızdır.
• Üzerklik : Bağırsak kurdundan prostata, hemoroitten karın ağrısına pek çook hastalığa iyi gelmektedir.
• Vişne : İshali keser. Ateşi düşürür. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir.
• Yaban gülü : Kabız edici, idrar söktürücü olarak, böbrek ve safra taşlarına karşı kullanılır. C vitamini yönünden zengin olduğu için de bâzı bölgelerde marmelât yapımında kullanılır.
• Yasemin : Çiçeklerinden hazırlanan çay göğüs yumuşatıcı ve sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılır.
• Yenibahar : Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını gideRrir.
• Yeralması : Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı gideRrir
• Yılan yastığı : Ateşi düşürür. Terletir, vücuda rahatlık verir. Sinirleri uyarır.
• Yosun : Haşlaması barsak kurtlarını döker. Saçlar yikanırsa kuvvetlendirir.
• Yulaf : Çocukların hazım güçlüklerini gideRrir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları gideRrir. Kandaki şeker miktarını azaltır
• Zencefil : İştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını gideRrir.
• Zerdaçal : Mîdevî ve gaz söktürücü etkiye sâhiptir.
• Zeytin : Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.


Evrenin Ölümü Ve Kıyamet

Ocak 22, 2009

EVRENİN ÖLÜMÜ VE KIYAMET

Onlar Allah (c.c)’ın kadrini hakkkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer bütünüyle O’nun avucu (kabzası)ndadır; gökler de sağ eliyle dürülüp-bükülmüştür. O şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir. (Zümer Suresi 67)

Kıyamet Günü Gerçekleşecek Olaylar

Kıyamet günü Kuran’da Yeni Haber verildiği üzere “İnsanların alemlerin Rabbi için kalkacağı gündür.” (Mutaffifin Suresi 6). O gün canlılarla birlikte tüm evrenin yok olduğu dehşetli bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş)dür. Bu yokoluş şimdiye kadar hiçbir yerde görülmemiş olaylar sonucunda gerçekleşecektir. O gün insanların hayvan ( Yaratık )ların var olan herşey (Bilinmeyen)in kısaca kainatın Ölüm (sonsuz başlangıç) günüdür. O gün Allah (c.c)’ın yüce kudretinin açıkça görüldüğü ve insanların tümü tarafından idrak edildiği gündür. O gün inkarcılar için dehşet korku ve acı dolu bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş)dür. O gün daha önce yaşanmamış bir pişmanlık korku ve aşağılanmanın hissedileceği gündür.

Kıyamet gününün özellikleri Kuran ayetlerinde çeşitli bennzetmelerle ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Bu bÖlüm (sonsuz başlangıç)de Kuran’da kıyamet günü gerçekleşecegi bildirilen olayların genel tasviri yapılıp Allah (c.c)’ın ayetlerde bildirdiği olayların işaret ettiği manalarının üzerinde durulacaktır. şüpesiz herşey (Bilinmeyen)in en doğrusunu Allah (c.c) bilir ve Allah (c.c)’ın ilmi sonsuzdur. Biz ise her konuda olduğu gibi kıyamet konusunda da yalnızca O’nun bize bildirdiği ve öğrettiği kadarını anlatabiliriz.

Bu bÖlüm (sonsuz başlangıç)de anlatılan olayların hepsinin kaynağı Kuran ayetleridir ve hepsinin gerçekleşeceği kesinnDir. Tüm tasvirlerin gerçekleşme şeklini de Allah (c.c) belirlemiştir. Fakat bu olaylar tahmin edilenden çook daha farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Bizim kesin olarak bildiğimiz şey (Bilinmeyen) Allah (c.c)’ın vaat ettiği olayların mutlaka yaşanacağı insanların kıyamet gününde daha önce hiç karşılaşmadıkları muazzam bir manzara ile karşı karşıya kalacakları ve evrenin içinde barındırdığı tüm canlılarla birlikte tamamen yok olacağıdır. İnsanların ise bütün bunların sebebini öğrenme bu felaketlerden kaçıp kurtulabilme ya da çözümler arama gibi bir ihtimalleri olmayacaktır. O gün herkesin göre ( öyle bildirilmiştir )ceği gerçek; Allah (c.c)’ın ve ahiretin varlığıdır.

SUR’A ÜFÜRÜLMESİ

Kıyamet Sur’a Üfürülmesiyle Başlar

Sur’a da üfürülmüştür. İşte bu tehdidin (gerçekleştiği) gündür. (Kaf Suresi 20)

Sur’a üfürülmesi Allah (c.c)’ın Kuran’da vaat ettiği kıyamet saatinin Artık (gayrı) gelip çattığının Yeni Haberidir. Bu ses dünya (Felek) Hayattının bitişinin ve ahiretin başlangıcının sesidir. dünya (Felek)da kaldığı süre boyunca bu büyük günde göre ( öyle bildirilmiştir )ceklerine karşı Yeni Haberdar edilen ve vereceği hesap ile uyarılıp korkutulan herkes Artık (gayrı) kenndilerine vaat edilen gerçekle karşı karşıyadırlar. Hiç beklenmedik bir anda duydukları bu ses daha önce duyulan seslere hiç bennzemeyen bir sestir. İnsanlar kenndilerine verilen sürenin son bulduğunu bu işaretten anlayacaklardır. Bu ses küfre sapanların sonsuza kadar kesintisiz olarak yaşayacakları korku dehşet ve yılgınlık dolu zorlu bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş)ün başladığının Yeni Habercisidir. Allah (c.c) bir ayette şöyle buyurmaktadır:

Çünkü o boruya (sur’a) üfürüldüğü zaman İşte o gün zorlu bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş)dür; kafirler içinse hiç kolay değilldir. (Müdessir Suresi 8-10)

dünya (Felek) üzerinde var olan düzenin çekici süsüne kanarak ona sımsıkı bağlananlar Allah (c.c)’ın varlığı ve birliği Gerçeği (Doğrusu)ne karşı kördürler. Bütün bunların yaratıcısını yaratılışını ve bir sona doğru hızla ilerlediğini asla düşşünmeden sadece aldandıkları bu görüntü ile sözde mutlu olur yetinirler. Oysa onları yanıltan bu kusursuz düzen herşey (Bilinmeyen)in sahibi olan Allah (c.c)’ın eseridir. Allah (c.c)’ın yarattığı bu görkemli sistem yine onun tek bir emriyle akıllara durgunluk verecek şekilde son bulacaktır. İşte böyle bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş) ile kesin olarak karşılaşmayacakları zannnında olanlar Sur’un sesiyle bu gafletten aniden uyanacaklardır. Ancak bu uyanış faydasızdır çünkü Artık (gayrı) Allah (c.c) ve ahiret adına birşey (Bilinmeyen)ler yapmak için çook geçtir.

Geç kalınmıştır çünkü bazı insanlar bir imtihana tabi oldukları dünya (Felek) Hayattını ahiretin varlığını umursamadan boş bir çaba uğruna harcamışlardır. Ahirete inanmayan insanların böyle bir anlayışa sahip olabilmelerinin arkasında çook özel bir çaba yatmaktadır. Bu çabanın da mahiyeti ve karşılığı oldukça büyüktür. Temelindeki sebep dünya (Felek)daki bu sınırlı yaşamla tatmin bulmak daha öncesini veya sonrasını mümkün olduğunca düşşünmemektir. Bu anlayış dünya (Felek) Hayattının geçici zevklerine dalarak ne için yaratıldığını unutmayı da beraberinde getirir. Dolayısıyla insanların çoğu niye yaşadıklarını niçin yaratıldıklarını Yaratanın kenndilerinden Nelller istediğini ve neden Ölüm (sonsuz başlangıç)ün var olduğunu düşşünmeden bir ömür geçirirler. Ölüm bildikleri birşey (Bilinmeyen)dir ama Ölüm (sonsuz başlangıç) Gerçeği (Doğrusu)nin kenndilerine üzerinde düşşünmeleri gerekenn bu gibi soruları da getireceğinin farkındadırlar. Bunun için mümkün olduğunca bu fikirden uzaklaşmaya bakarlar. Oysa insanın yaratılışının ve dünya (Felek) üzerindeki kısa yaşamının tek sebebi yalnızca Allah (c.c)’a kulluk etmektir. Ölümün yakınlığının dünya (Felek) Hayattının kısalığının sahip olduğu ve olmadığı herşey (Bilinmeyen)in sadece imtihanın bir parçası olduğunun farkında olan insanlar Kuran aracılığıyla insanlara tarif edilmiş olan gerçeklerle de mutlaka karşılaşacaklarının farkındadırlar. Dolayısıyla dünya (Felek)daki tek amacın “Allah (c.c) için yaşamak” olduğunu kavrayabilmişlerdir. Bunu dünya (Felek)da kavramak insan için büyük bir kazannçtır. Böylece aldatıcı bir dünya (Felek)dan uzaklaşmakta tek gerçeğe yani “ahirete” yönelmektedir.

Nefsinin yani sadece zevklerinin şehvetinin peşinden gideRrek hareket eden bir insanın en büyük isteği içinde bulunduğu düzenin hep sürmesi asla son bulmamasıdır. Aslında halinden pek de memnun değilldir çünkü yaşamında sürekli zorluklar ve sıkıntılar vardır. Ama şey (Bilinmeyen)tan binbir çeşit oyalama yöntemiyle kenndisini aldatmakta sürekli sıkıntı ve üzüntü çektiği bu yaşamı sonsuz bir azaba inanmayı reddedeRrek tercih etmektedir. Ancak bir sabah işe gideRrkenn veya bir gece vakti hırslarını ve beklentilerini ertesi sabaha erteleyip uyumaya hazırlanırkenn birdenbire “Sur”un sesini duyan bir insanın ruh hali kuşkusuz çaresiz olacaktır. Sürdürmek istediği düzenin kenndisiyle birlikte son dakiika (yeni alındı)ları gelmiş bildiği halde inanmayı reddettiği bu muazzam gerçek kenndisini aniden yakalamıştır. Hayatt boyu kenndisini koruyacağını sandığı sahte güçlere sığınmış bir insan için o an yardım isteyebileceği kimse ya da sığınabileceği hiçbir yer yoktur Artık (gayrı). Çünkü müminler dışında herkes aynı durumdadır çaresizlik içinde başlarına geleceklere teslim olmuşlar dünya (Felek) üzerinde o zamana kadar yaşamış olan tüm insanlar Allah (c.c)’ın huzurunda toplanmışlardır:

Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-gideRrler. (Yasin Suresi 51)

Sur’un sesi bir inkarcı için “Hayattı boyunca kaçıp durduğu gerçeklerle karşılaşma” demek olduğu gibi “Artık (gayrı) yaptıklarını telafi imkanının ortadan kalktığı anı” da ifade edeRr. O an duyulan korku tarifsizdir daha önce “ne görülmüş ne duyulmuş” bir dehşet ve panik yaşanmaktadır. dünya (Felek)da yapılan tüm hataların bir telafisi olabilir ya da vakit geçtikçe bu hatalar unutulabilir. Ancak herşey (Bilinmeyen)in sonunun geldiğini bildiren bu ses yapılan hataların telafisi için Artık (gayrı) vakit kalmadığının Yeni Habercisidir. O gün Sur’un sesi inkarcılara büyük bir korku getirecek ve her kişi karşılaştığı bu gerçeğe boyun eğecektir. Allah (c.c) bu durumu Kuran’da şöyle Yeni Haber verir:

Sur’a üfürüleceği gün Allah (c.c)’ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde olan herkes Artık (gayrı) korkuya kapılmıştır ve her biri ‘boyun bükmüş’ olarak O’na gelmişlerdir. (Neml Suresi 87)

Oysa insanların tümüne karşılaştıkları böyle bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş)den evvel bu gerçek hatırlatılmıştır. Allah (c.c) insanları hem ayetleriyle hem de elçileriyle “geri dönüşü olmayan bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş)” gelmeden önce kenndisine yönelmeleri konusunda uyarmış aksine bir tavır gösterenlere ise Ölüm (sonsuz başlangıç) geldikten sonra yardım edilmeyeceğini bildirmiştir. Kuran’da beklemediği bir anda azap ile karşılaşan kişinin duyacağı pişmanlık ve kenndisine hiçbir şekilde yardım edilmeyeceği Gerçeği (Doğrusu) şu şekilde açıklanmıştır:

Azab size gelip çatmadan evvel Rabbinize yönelip-dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez Rabbinizden size innDirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değillkenn azab apansız size gelip çatmadan evvel. Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): “Allah (c.c) yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (Bana (şahsıma)) doğrusu benn (Allah (c.c)’ın diniyle) alay edenlerdendim.” Veya: “Gerçekten Allah (c.c) Bana (şahsıma) hidayet verseydi şüpesiz muttakilerden olurdum” diyeceği ya da azabı gördüğü zaman: “bennim için bir kere daha (dünya (Felek)ya dönme fırsatı) olsaydı da ihsan edenlerden olsaydım” (diyeceği günden sakının). “Hayır bennim ayetlerim sana gelmişti fakat sen onları yalanladın büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun.” Kıyamet günü Allah (c.c)’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün. Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok? (Zümer Suresi 54-60)

Geçici bir çıkar uğruna tercih edilmiş olan dünya (Felek) Hayattı Sur’un sesiyle Artık (gayrı) son bulmaktadır. Bütün insanlar kenndilerine vaat edilenler ile karşı karşıyadır. Meydana gelen olayların gerçekliğinin insanlarda uyandırdığı korku ve dehşet çook büyüktür. Tüm insanlar aynı çağrıya uymakta geri dönüşü olmayan gerçekle karşılaştıklarının farkına varmaktadırlar. Bu kuşkusuz büyük bir gün ( Zaman Belli Edilmemiş)dür ve bu büyük günde meydana gelecek olan olaylar için Sur’un sesi sadece bir Yeni Habercidir.

Kıyamet Anında Yeryüzünün Durumu Şiddetli Sarsıntılar Başlar

Yer o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı Yer ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı Ve insan: “Buna ne oluyor?” dediği zaman; O gün (yer) Yeni Haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin ona vahyetmiştir. (Zelzele Suresi 1-5)

Kıyamet günü her canlının duyabileceği Sur’un sesini kulakları patlatan bir gürültü izler ve yeryüzü daha önce eşi bennzeri görülmemiş bir sarsıntıya tutulur. Dev boyutlardaki dağlar ağaçlar gökdelenler binalar kısaca yeryüzünün her noktası aynı anda sarsılmaya başlar. Bundan önce hiç rastlanmamış bu sarsıntı karşısında insanlar büyük bir paniğe ve korkuya kapılırlar. En korkunç olan ise bu sarsıntıdan kaçacak ya da sığınıp kurtulabilecek hiçbir yerin olmamasıdır. Çünkü bu sarsıntı daha önce insanların görmüş oldukları ve yalnızca belli bir bölge ya da şehirde meydana gelen saniyelerle hesap edilen depremlerin bir bennzeri değilldir. Bu kez yaşanan hiçbir kaçışın olmadığı aynı anda dünya (Felek)nın dört bir yanında başlayan ve dünya (Felek)yı yerle bir edecek olan bir sarsıntıdır. dünya (Felek)yı yerle bir edinceye kadar da son bulmayacaktır. (En doğrusunu Allah (c.c) bilir). Kıyamet günü insanların karşılaşacakları sarsıntıları Allah (c.c) Kuran’da şöyle bildirmektedir:

O sarsıntının sarsacağı gün Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek. O gün yürekler (dehşet içinde) hoplayacak. Gözler zillet içinde düşecek. (Nazi’at Suresi 6-9)

dünya (Felek) üzerinde yaşanmış ve sonuçları insanları deRrinden etkilemiş sarsıntıları depremleri bir an için gözünüzün önüne getirin. Bu sarsıntıların tümü sadece saniyelerce sürmüş ancak buna rağmen ardında büyük enkazlar bırakmıştır. Yüzbinlerle ölçülen bir insan topluluğu bu enkazın altında kalmış ve geride kalanlar hiç beklemedikleri bir sefalet ve yoksullukla karşılaşmışlardır. Evler mallar edinilen kazannçlar tasarruflar çook kısa bir sürede yerlebir olmuştur. Bu felaketler herkesin gözü önünde gerçekleşmiştir ve bu saniyeler içinde hiçbir güç sarsıntıya karşı koyamamıştır. Kıyamet günü karşılaşılacak olan sarsıntı ise ne şiddet ne meydana gelen sonuç ne de kapsam olarak daha önce dünya (Felek)da yaşanan depremlere bennzemeyecektir ve herşey (Bilinmeyen)den önemlisi geride enkaz değill bir yaşam belirtisi dahi bırakmayacaktır.

dünya (Felek)daki bir deprem her ne kadar şiddetli olursa olsun insanlar için çoğu zaman bir kurtuluş olasılığı vardır. İnsanlar bunu bildikleri için sarsıntı başlar başlamaz kenndilerini kurtarabilmek amacıyla birtakım tedbirler almaya hızla depreme karşı Güvenlik (Security) içinde olabilecekleri bir yere saklanmaya çalışırlar. Oysa insanların hepsi Sur’un üfürülüşü ile anlayacaklardır ki bu sarsıntılar daha önce yaşadıklarının bir bennzeri değilldir; hiçbir şekilde kaçıp kurtulma ihtimali yoktur.

Kuşkusuz insanlar kıyamet saatine dair herşey (Bilinmeyen) gibi meydana gelecek ve kaçış imkanı olmayacak bu sarsıntılar için de Kuran’da şöyle uyarılmışlardır:

Ey insanlar Rabbinizden korkup-sakının çünkü kıyamet saatinin sarsıntısı büyük bir şey (Bilinmeyen)dir. (Hac Suresi 1)

O anda Artık (gayrı) yeryüzünde sahip olunan hiçbir şey (Bilinmeyen)in değeri ve anlamı kalmamıştır. İnsanları aldatan herşey (Bilinmeyen); lüks evler dev gökdelenler beş yıldızlı oteller ömürleri boyunca hırsla paralar biriktirerek aldıkları ve üzerinde onca emek vererek yaptırdıkları ve düzenledikleri evler saraylar köprüler dünya (Felek)nın en ünlü yapıları; yüzyıllarca her türlü doğa olayına karşı yıkılmadan ayakta kalabilmiş olan piramitler tarihi kaleler şehirler adeta deniz kennarına yapılmış kumdan kaleler gibi hızla çökeceklerdir. Umut bağlanan işyerleri lüks arabalar kısaca dünya (Felek) Hayattında insanın sahip olduğu sahip olmakla övündüğü tüm maddi zenginlikler bir anda yok olacaktır. İnsanların elde ettikleri şan şöhret itibar ve iktidarın hiçbir anlamı veya önemi kalmayacaktır.

Kuran’da o gün yerin parça parça yıkılıp darmadağın olduğu şöyle bildirilmiştir:

Hayır; yer parça parça yıkılıp darmadağın olduğu Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman; o gün cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşşünüp-hatırlar ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda? (Fecr Suresi 21-23)

O gün insanların bundan önce güvenle üzerinde gezindikleri yer ayaklarının altından kayar. Türlü bahaNelllerle Allah (c.c)’ı inkar için çaba göstermiş ve ne yapması gerektiğini bildiği halde ibadet etmekten kaçmış olan her kişi sonunda Allah (c.c)’tan başka sığınılabilecek bir güç olmadığını çook iyi anlar. Ama Artık (gayrı) kenndileri için ne geriye dönüş ne yaptıklarını telafi imkanı vardır ne de yaşanan pişmanlık kişiye bir fayda getirecektir.

İnsanların o gün korku ve dehşetle birlikte tattıkları en yoğun Duygu (Hissiyat)lardan birisi de çaresizliktir. dünya (Felek)da başına gelebilecek hemen her türlü olası felaket için tedbirini ve önlemini alan en Ölüm (sonsuz başlangıç)cül afet en büyük deprem en şiddetli kasırga en dehşetli nükleer savaş için bile korunmasını ve sığınağını hazırlayan insanoğlu öyle bir olayla karşı karşıya gelir ki kaçıp sığınabileceği barınabileceği tek bir güvenli yer dahi bulamaz. dünya (Felek)da vazgeçilmez gördüğü kenndisine inkarı makul gösteren zekası da güç sahibi olduğuna inandığı kişiler de bu dehşetli sarsıntıya karşı hiçbir çare üretemezler ve Artık (gayrı) kenndileri için kaçış yoktur.

Yer Ağırlıklarını Dışa Atıp Çıkarır

Yer ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı Ve insan: “Buna ne oluyor?” dediği zaman; O gün (yer) Yeni Haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin ona vahyetmiştir. (Zelzele Suresi 2-5)

Bilindiği gibi dünya (Felek)nın merkezinde (yerkabuğunun 5.000 6.000 km. aşağısında) oldukça yüksek basınca sahip kor halinde bir katman bulunmaktadır. Ve bu katmanın sıcaklığının yaklaşık olarak 4.500 oC olduğu tahmin edilmektedir. Nitekkim volkan patlaması sonucu yeryüzüne çıkan lavlar bu bölgede yani magmada bulunmaktadır. Söz konusu patlamalar tarih boyunca birçook şehir Halk (ULUS)ına dehşet dolu anlar yaşatarak insanların Ölüm (sonsuz başlangıç)üne hatta kimi zaman şehirlerin dahi tamamen yok olmasına sebep olmuşlardır. Çeşitli sebeplerden dolayı toprak katmanlarında oluşan kırılmalar sonucunda yeryüzüne sızann lavlar basınç ne kadar yük¤¤¤¤e o kadar şiddetli fışkırırlar. Aslında burada belirleyici etkenn gazın oranıdır. Magma yeryüzüne çıkarkenn gazlar sıvı haldeki maddeden ayrılarak magmanın üzerinde yayılır ve böylece basıncın artmasına neden olurlar. Magma gazla ne kadar yüklüyse püskürtme esnasında o kadar fazla patlama olur ve yerin altında fokurdayarak kaynayan lavlar yeryüzüne çıkarak yerin üstünü adeta cehenneme çevirirler. Bu tarz bir patlama sadece belli bir bölgeyi içine alan kısmi bir patlamadır. Üstelik günümüzde yapılan incelemeler sonucu çoğu zaman böyle bir felaketten daha önceden Yeni Haberdar olunup tehlikennin bulunduğu bölgede çeşitli tedbirler alınabilmektedir.

Kuran ayetlerinde “yerin ağırlıklarını dışa atması” ifadesiyle o gün yerin altında bulunan pek çook şey (Bilinmeyen)le birlikte çekirdekte bulunan akışkan kısmın da tamamıyle yerin üstüne çıkacağı işaret edilmektedir. Yeryüzünün tümünde meydana gelen şiddetli sarsıntılar ve yerin tüm katmanlarının kırılması böyle bir şey (Bilinmeyen)in kolaylıkla gerçekleşebilmesi için gerekenn altyapıyı oluşturacaktır. Yani kıyamet gününde şiddetli depremler yerin altını üstüne getirecek insanlar başlarına çökenn dağlardan dev binalardan kurtulmaya çalışırkenn yerdeki çatlaklardan fışkıran lavlar her yanı saracak bu da insanların Ölüm (sonsuz başlangıç)den hiçbir şekilde kaçışlarının olmadığını bir kere daha anlamalarına sebep olacaktır. Felaketleri felaketler izleyecek birinden kurtulmaya çalışan bir diğeri ile karşılaşacaktır. (En doğrusunu Allah (c.c) bilir)

Yeryüzü Allah (c.c)’a boyun eğmiştir. Bu durum Kuran ayetlerinde şöyle bildirilmektedir:

Yer düzlendiği içinde olanları dışa atıp boşaldığı ve ‘kenndi yaratılışına uygun Rabbine boyun eğdiği zaman. (İnşikak Suresi 3-5)

Artık (gayrı) nihai gün gelmiştir. İnsanlara verilen süre dolmuş ve herşey (Bilinmeyen) son bulmuştur. Bu günden kurtulabilecek hiçbir canlı yoktur. Tüm olaylar sona erdiğinde yeryüzünde tek bir tohum tek bir bitki tek bir mikroorganizma hatta yeryüzünün kenndisi de kalmayacaktır.

O gün yerin dışarı atacağı ağırlık yalnızca magma katmanı değilldir. Magma hem mantonun içindeki hem de mantoyla kabuk arasındaki ısı ve madde alışverişlerinin başlıca taşıyıcısıdır. Yani muhtemelen magma ile birlikte taşınan yerin altında bulunan birçook madde yüksek bir sıcaklıkla birlikte yerin yüzeyine çıkacaktır. Bu da yeryüzünün görülmedik bir şekilde ısınmasına neden olacaktır. Gerçekleşen olaylar sonucunda yerin altında bulunan petrol kömür gibi madenlerle birlikte tüm fosiller ve cesetler tüm kalıntılar kısaca yerin altında bulunan canlı cansız herşey (Bilinmeyen) dışarı atılacaktır. Kısaca yerin altı üstüne gelecektir. Allah (c.c) bu durumu Kuran’da şöyle Yeni Haber vermektedir:

Ve kabirlerin içi ‘deşilip dışa atıldığı’ zaman; (Artık (gayrı) her) nefis önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip-öğrenmiştir. (İnfitar Suresi 4-5)

Yine yeraltı suları sarsıntının şiddetiyle kırılan yerin katmanlarından dışarı fışkıracaktır. Tazyikli suyun etkisi ise oldukça şiddetlidir. Hem fışkırmanın başladığı bölgede önemli hasarlar meydana gelecek hem de yaşamı olumsuz etkileyen bir su tabakası yeryüzüne yayılacaktır.

Herhangi bir bölgede volkanik patlama olduğu zaman sayısız toz ve katı parçacık atmosferin üst tabakalarına fırlar. Böyle bir patlama sırasında çoğu zaman tüm bölgeyi küllerin kapladığı söz konusu bölgenin toz duman içinde kaldığı bilinmektedir. Nitekkim Allah (c.c) ayette kıyamet gününde ‘dağların toz duman halinde savrulacağını’ (Vakıa Suresi 6) bildirmiştir. Kuran’da anlatılanlara uygun olarak kıyamet gününde dünya (Felek)nın her yerinde buna bennzer patlamaların olması ihtimali oldukça yüksektir.

Görüldüğü gibi insanlar dört bir yandan şiddetli bir azaba uğrayacaklardır. Her tarafı kaplayan toz ve duman bulutu yine aynı anda yayılan gazlar insanların nefes alamamasına ve acılar içinde kıvranmasına sebep olacaktır. O gün yaşanan bütün bu olaylar inkarcıların sonsuza kadar cehennemin içinde göre ( öyle bildirilmiştir )cekleri ebedi azabın büyüklüğünü anlamaları için yeterlidir. Böylesine dehşetli bir bitirişle insanların Hayattlarına son veren Allah (c.c) cehennemde inkarcılar için eşi bennzeri olmayan maddi ve manevi bir azap hazırlamıştır. Yaşanan olayların azameti karşısında dehşetli bir Ölüm (sonsuz başlangıç) korkusu her yanı sarmıştır. Geriye korku ve pişmanlıktan başka hiçbir şey (Bilinmeyen) kalmamıştır.


çeçen kızın avukatı öldürüldü

Ocak 22, 2009

silah-eaiÇeçenistanda 2000 yılında Rus askerleri tarafından tecavüz edilerek öldürülen Çeçen kızın avukatı Moskovada uğradığı suikastta hayatını kaybetti.
 
Moskovanın merkezinde gündüz ortasında öldürülen 34 yaşındaki Stanislev Markelov, Heda Kungeyeva adlı Çeçen kızının kaçırıldıktan sonra tecavüz edilip öldürülmesi davasında 10 yıl hapse mahkum olan Rus albay Yuri Budanovun geçen hafta erken tahliye edilmesine itiraz etmişti.

 

Suçunu itiraf eden Budanovun daha bir yıldan fazla cezaevinde kalması gerekiyordu. Markelovu susturucuyla öldüren maskeli katilin, olaya müdahale etmeye çalıştığı için vurduğu genç gazeteci Anastasia Baburova da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

 


Muin Naim’i saldırıların başladığı günlerde okuyanları gözyaşlarına boğan mektubuyla tanıdı

Ocak 20, 2009

Aziz Vatanım Türkiye Muin Naim’i saldırıların başladığı günlerde okuyanları gözyaşlarına boğan mektubuyla tanıdı. Ve Muin, ateşkesin ardından tüm yaşananları TIMETürk’e anlattı.

Ahmet Memiş / TIMETürk

Gazzede ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi ancak geride 1320 şehit, 5 bin 500 yaralı, yıkılmış camiler, okullar, binalar ve yürekleri dağlayan dramlar kaldı. Bir de Teknolojiik bakımdan kenndilerinden kat kat üstün İsrail Asskerlerine karşı savaşan direnişçiler ve onlara destek veren Gazzelilerin kahramanlıkları

Muin Naim ise Gazzede tüm bu yaşananlara şahit olan bir Filistinli gazeteci. Aynı zamanda TIMETürkun Gazze muhabiri. Aziz Vatanım Türkiye onu Gazze saldırılarının başladığı ilk günlerde medyada yer alan ve okuyanları gözyaşlarına boğan Türk Halk (ULUS)ına hitabenn yazdığı mektupla tanıdı. Gazzede İsrailin gerçekleştirdiği katliamları anlattığı ve yardım çağrısı yaptığı mektubu herkesin yüreğini dağladı. Yazının devamını oku »


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.