Türkiyede 36 milyon internet kullanıcısı mevcut

Haziran 1, 2009

“Gidecek Yermi Arıyorsun Hemşerim”
Başlığı altında siz ne beklerdiniz bilmem, ben günümüz internet teknolojisinin Türkiyede nasıl kullanılmaya çalışıldığından birazda olsa bahsetmek istiyorum dilimin de kıvrıldığı kadarıyla..
İnternet teknolojisi Türkiyeye öncelikle iş amaçlı ve kültür(eğitim) amaçlı yerleşime başladı. Tabi yaşlıca olanlarınız bu tarihleri çokda iyi hatırlıyorlardır. iyice gelişime uğrayan internet teknolojisi her eve Bilgisayar kampanyalarının ardından son yıllarda HER EVE İNTERNET kampanyalarıyla hemen hemen her eve girecek kadar oldu. Rakkamlarla ifade etmeye kalkar isek Türkiyede 36 milyon internet kullanıcısı mevcut. Bunların %90 ı her akşam interneti kullanıyor.. Hiç düşündünüz ? sadece Türk devleti olarak interneti ne amaçlı ve hangi Konularda kullanıyoruz ? Şöyle karşınıza bilgisayarı alıp bir kaç saat konuşmanızada gerek yok.. bir kaç dakka mukayese ederek; “- Ben seni neden Aldım(aldırdım), ne amaçlı kullanmayı hedefledim, şu anda nasıl kullanıyorum ?”
Çok çarpıcı bulguları görebilmeniz hayal kırıklıklarınada sebeb olsa, biz bu mereti iyi yada kötü, bilinçli veya bilinçsiz kullanıyoruz kullanacağızda..

Türkiyede bir kısım insanların kullandığı Grup kurulan siteler bazında tekelin olmaması sizce ne kadar iyi veya ne kadar sorun çıkartıcı bir durum ? Bakıyorsunuz bazı gruplaşma sitelerinde amaç, yol, düzen ve BAŞ oluşumları işin başında çok güzel ve yerli yerinde giderken, hangi nedenler birrinden birine çelme takıp diğer etkenleride (amaç, yol, düzen ve BAŞ) sırasıyla deviriyor ?
Arkadaşlık ortamları, Kardeşlik davaları (hikaye hepsi), toplu eylemler, giderek büyüyen sorunları kendi aralarında saçmada olsa sorun türetmeler ve mutluluk ifadeleri (Hiç olmazsa mutlu olabiliyoruz), oluşan hatanın giderilmesi için çareler gibi insanlarımızın aç olduğu ortamlar oluşturmak gerçekden gurur verici aslında, hele hele bizim milletimizin dert anlama stilinde.
Sorunu olan birisi ,derdini kardeşine veya diğer arkadaşına, yanında bulunanlara paylaşmaya kalktığı zaman alacağı cevaplar iç açıcı olmadığı zaman vayyy oranın haline..! Bir sorununu Paylaştığı zaman eğer sorumlu kişi sorunu da göremezse , Vay dertlimin derdine :) Herşey un ufak, çanak çömlek paramparça, alıyorum çantamı ve bu mekanı terkediyorum..! Hani derlerya enson Tv kanallarını değiştirirken yılmaz Erdoğan abimizin programında izlemiştim; “- ÇOK TA TIN.!” geride bırakılanlar zaten yok ise giden çok rahat gider ardına bile bakmaz arkadaş. Arkadaşlık kardeşlik davalarını bizim milletimiz bu kadar güzel gütmesine rağmen, kendimizi anlatırken beş paralık şevkatimiz ve kardeş-arkadaş değerimiz yokmu dememiz lazım ? Bu kadar basit olmayalım inş. Bunlar internet teknolojilerinin bizleri aldattığı sanal alemde, günceme taşıdığımız estanteneler. Bu kadar basit durumları güncelliğe taşımayalım. KArşında muhattabın bir veled de olabilir bir paşabeyi bunlar hiçkimseyi ilgilendirmediği gibi güzel sözler kadar lakayit sözlerinde arkasında durmasını becermemiz lazım.

Gündelik bir sorununuzu kendi aranızda paylaştığınız gibi buralardada paylaşıyoruz ama buradaki sorunu gündeme taşırsak sizce ne kadar ileri görüşlü ve zeki olabiliriz soruyorum size.. Aklımızı en doğru şekilde kullananlardan olalım inş.

Murat Aydemir.


Türk Gelenek ve Görenekleri – Adetlerimizi ne kadar iyi biliyoruz

Mayıs 3, 2009

Selamun Aleyküm Arkadaşlar. Biraz sizlere Türk Gelenek ve Görenekleri – Adetlerimizi ne kadar iyi biliyoruz ” konusu hakkında bahsedicem.

Biraz önce bir forumda ” Japonların Eşlerine (arkadaşlarına) seniseviyorum diyemediklerini biliyormusunuz?” hakkında bir Konuyla karşılaştım.

Bence Bu düşüncüleri çok güzel bir davranış. Arkadaşlar istatistiklere vurdurulmak istiyorsunuz evet Erkek arkadaş yada kız arkadaşlarıyla beraber oldukdan sonra evlenme oranı sizce Yüzde kaçdır? Hemen Hemen yüzde sıfıra yakın. Peki bu %0 ı %1 desek Bu oranda kız yada erkek arkadaşlarıyla beraber olupda evlenen insanların sizce birlikdelik seviyeleri nasıldır?

ne kadar laubali olunuyorsa birlikdelikde o kadar yıprandığı bir kaide oldu artık. Günümüzdede seni seviyorummm, AŞKIMMM, SEVGİLİMMMM, bebeğimmm, … Gibi şımartmaca laflarla TV ve Görselmedyayla gençlerimizin beynini yıkayan birçok etken var (ÖĞRENDİKLERİ) .

Bunlar çok güzel beyileri yıkayıp örnek oluşturan, asıl benliğimizi çok güzel bir şekilde kaybeden unsurlar olurken biz nasıl Asil bir medeniyetiz diyebiliriz.? Evet Çok kudretli ve Aziz bir milletiz ASİL(idik) Bir zamanlar Sizce bu durumdan hepimiz memnunmuyuz?

Bir kaçınız koşullu düşünceleriyle sanki benim ırkım olmayan Türk milletinin Günümüzdeki durumuna nane sürdürmüyor. Sürdürmesin Güzel bir davranış ama kendimizi nereye kadar kandırabiliriz?

Hangmiz TV deki dizilere bakmıyoruz en küçüğünden en yaşlınıza sorsam kaç tane diziye bakıyorsunuz diye , yada kaç dizinin adını biliyorsunuz diye en az beş tane sayacakdır …

Peki bu kadar çok seyir ettiğimiz dizi, film, sinema Hiççç mi etkilemiyor bizi _? etkilenmiyormuyuz_? Evet etkileniyoruz. Romantik dizi-film izleyen ve film bittikden sonrada kendi kendine düşündüğü ilk fikir Eğer sevgilisi yoksa hemen bir sevgili edinmek, varsada izlediği filmdeki taktikleri soruları nazları uygulamak oluyor. Bir aksiyon filmidnen çıkan vatandaş hemen kendini rambo zannediyor. HAyır böyle olmuyor, Bazıları etkilenmez efendim dersek gene kendimizi kandırırz

Biz bu kadar etkilenen ve Avrupalaşan(amerikanlaşan) bir ırk olarak ne kadar kendimizi GELENEKLERİMİZİ devam ettiriyoruz diyebiliriz ?

Bırakın şehir yaşamını, artık köylerde bile tv PC dergi gazete gibi medya sızdığından, köylerin adet gelenek görenek olguları kalmadı diyebiliriz.

Ancak ve ancak arada sırada olan Düğün, sünnet ve cemiyetlerde canlandırılırsa eskiler duygulanıyor, Yaşlı amca dedeler nineler teyzeler bu cemiyetleri kesinlikle kaçırmamak istiyorlar.

Şimdi biz JAPONLARIN kendilerini bilmesi, onurlu oluşlarını, dürüst ve saygılı gelenek göreneklerine saygılı oluşlarını İMRENMEYELİM mi arkadaşlar ? İmrenelim inş. Ders alalım eski günlermize, eski Türk ‘lüğümüze kavuşalım inş.

Tekrar Trendlere bakacak olursak en üçkağıtcı, Sahtekar ve Hertürlü dolaplara kafası çalışan Irklar arasında Lider sıradayız hemen hemen..

Diğer yandan En çalışkan ülkeler sırasındayızda.. Bir yandan da Koyun gibi yiz.. Bunların hepsi bir yana sizce konabilirmi? Zeki ve Çalışkan bir IRK olsak sizce şimdiki SÜPER GÜÇ kim olurdu?

Bunlar olmayacakda değil inş. Bu hızdaki çalışmalar Bu hızdaki temizlemeler Düzenlemeler Suç yapamama hissiyatları yavaş yavaş aşılansada birden olmuyor. Bu çalışmalar daha önceden neden başlanmadı ?
Oranlar şu andaki Kriz nedeniyle sapmalardada olabilir ama Ülkemiz TÜRKİYE en yakın sürede Eski KUDRETİNe ve GÜCÜNe ulaşacakdır Allahın izniyle.

Sonuna kadar okuduğunuz için sizlere teşekkür ederim.
Allaha emanetsiniz..

Yazı: Yasamkadin.com


Eskisi Gibi…

Şubat 9, 2009

Sensiz Kaldım gine eskisi Gibi..
susuz dudaklarımdan gine eskisi gibi ses çıkmıyor..
sahibsizim bir karanlık düşüncelerimin her köşesinde..
Gine eskisi gibi yalnızca boşluktayım gine eskisi gibi…

Ben ne kadar düşünmesemde unutamıyorum..!
Seni Düşünmeden bir bahis edemiyorum zihnimde..
susmadan, Bilmeden, Görmeden halimi Alamıyorum dengine.
Yüzsüz olabiliyorum bazen seni Eskisi Gibi sevmek istediğimde.

Karanlıkdan çıkmak istesem ne zaman aydınlığa
Hiç Düşünüyormusun zorlada olsa fikirsiz kalacağımı,
beni hiç düşünüyormusun aciz ve sessiz kalacağımı
Düşünüyormusun hareketlerinle birinin Bu kadar Aciz kalacağını?
Bazen anlamsız dediğimiz hayatımızı ne kadar YAŞAMAK istediğimi..

Susmak istemiyorken bile sessiz kalacağımı düşünüyormusun ?
Sana yazmak istemesem bile yazdığımı Hissediyormusun ?
Hissetseydin eğer sana Büyüttüğüm Yeşerttiğim esirgemeden beslediğim sevgimi
Bana Böyle Davranırmıydın?

inceden inceye sevdiğini ellerinle parçalarmıydın
Sözlr Çıkarmıydı Harf Harf “istemiyorum seni ?”
Görmezden geldiğin Bu kelepir hayatımı Hiçe sayarmıydın..!
Yapardın. Sen böylesin SEN Eşsiz ve çook Güzelsin.

Olmadı sevdiremedim kendimi.
Başda oyun sandığım, Birkaç duygusal sözleri
Bilemezdim ki senin sonradan beni beyenmeyeceğini ..
Ölümsüzlük hasretini bitirmeyeceğini bilemezdim.

AşşK. Ah bu vicdansız Aş neden tutmadın beni ?
Rüşvetmi vermeliydim, rolmu oynamalıydım
Yalan mı söylemeliydim cezbetmek için seni?
Gene eskisi gibi, Gene yalnız karanlık köşemde
Bir fark var aslında, oda Unutamıyorum SENİ..!

Eskisi Gibi
Murat Aydemir.


Satanizm ve Çeşitleri Aman Dikkat edelim

Şubat 8, 2009

Satanizm; ve Çeşitleri

Satanizm

ModeRrnizmle beraber sosyal organizasyonlarda önemli değişiklikler olmuştur. En başta aile, Akraba (Eş Dost)lık, yaş grupları eski fonksiyonlarını yitirmiş, bunun yerine kazannılan statüler ön palana çıkmış ve Akraba (Eş Dost)lığın yerini uzmanlaşmış teşekküller almıştır.
Satanizm’in Tanımı:

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Satanizm, başlangıç itibariyle ortaçağ büyücülerine ve Hıristiyanlık’tan uzaklaşan ayrılıkcı gruplara (heretiklere) kadar dayandırılmış bulunan ve 19. Asrın sonlarında Amerika ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ortaya çıkan ve günümüze kadar düzensiz olarak da olsa devam ettirilmiş olan bir inanç ve uygulamadır.
Ahmet Güç, belki de Türkçe olarak yapılmış en geniş araştırma olan eserinde, çeşitli kaynaklardan Satanizmle ilgili şu tanımları zikretmektedir.
Satanizm: “Şeytan’a, diğer bir ifadeyle Yahudi-Hıristiyan geleneği tarafından Tanrı’nın tam karşısında mutlak Kötü (kem)Iük veya mutlak Kötü (kem)lüğün temsilcisi olarak tecessüm ettirilen şahsiyet veya prensibe ibadet etmek demektİr. Aynı zamanda bu ibadet; Yahudi-Hıristiyan dini tahakkkümüne karşı bir başkaldırı hareketi olarak da tanımlanmaktadır.”
“Satanizm; Katolik Hıristiyanlarına karşı aşırı isyankar gruplar tarafından değişik zamanlarda uygulanmış olduğu söylenen, Şeytan’a tanrı diye tapınma faaliyetidir.”

“Satanizm; Şeytanî tasarruf veya uygulama; Şeytan’a ibadet ve özellikle Hıristiyan ayininin alaylı bir tarzda kutlanışıdır.”

“Satanizm; netice itibariyle insanı özgürleştirmek; onun Hayatt, zevk ve mutlak özgürlük arzusunu tatmin etmek amacıyla Tanrı’ya başkaldırma cesaretine sahip Melek olarak Lusifer’e tapınılmış olan, Hıristiyanlık içindeki bir sapkınlıktır”(1)
Genel olarak yapılan bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere Satanizm; karakter (nitelik)istik olarak bİr protesto hareketi şeklinde, şey (Bilinmeyen)tanın en önemli özelliği olan muhalefet ve başkaldırıyı esas alarak özellikle Hıristiyanlığa ve genel olarak da dine ve dînî olan her şey (Bilinmeyen)e karşı çıkan bir reaksiyon olarak karşımıza çıkmaktadır.

Geleneksel Satanizm:

Ülkemiz gündemine, son yıllardaki bir takım hadiselerle gelen Satanizm akımının, bugünkü gençler üzerindeki merak ve tesirini anlamak açısından, daha ziyade önem taşıyan modeRrn Satanizmdir. Ancak Satanizmin bu dönem anlayışını daha iyi kavramak açısından, temellerini oluşturan geleneksel anlayışa da temas etmek yararlı olacaktır. Genel olarak ifade etmek gerekirse geleneksel Satanizm; Hıristiyanlığın Şeytan anlayışını, Hıristiyan ahlak ve felsefesini, Hıristiyanlığın Hayatt ve dünya (Felek) görüşünü baz alan ve fakat tamamen Hıristiyanlık karşıtı bir görüş ve düşşünceye sahip bulunan bir grubun temsil ettiği Satanist anlayıştır.(2)
Geleneksel Satanizmde yedi basamaklı bir sistem söz konusu olup, bunun ilki kişinin önce “BIack Mass” gibi Satanist törenlere katılması ve daha sonra ise Satanist bir grup meydana getirmesi şeklinde olur. Ayinler, büyüsel gruplar ve belirli sinistler (Kötü (kem), karanlık) göre ( öyle bildirilmiştir )vleri üstlenme yolu ile Kötü (kem)lüğün doğrudan tecrübelerini gerektiren bu yolun ilk safhalarından sonra birey daha da ilerler. Bu tür ilk göre ( öyle bildirilmiştir )vlerden birini söylemek gerekirse, bu, insan kurbanını veya şey (Bilinmeyen)tana kurban sunmayı gerektirir. Daha sonraki safhalarda ise kişi, uzun yıllar isteyen birtakım denemelerden geçilir ve yedi basamaklı bu denemeler sonunda gerçek bir üstat olmaya hakk kazannır.(3)

ModeRrn Satanizm:

“LaVeyan Satanizm” diye de adlandırılan modeRrn Satanizm, Anton Szanndor LaVey tarafından kurulan ve organize bir teşkilat haline getirilen Satanist grubun adıdır.

LaVey 1966′da San Fransisko’da “Şeytan’ın Kilisesi’ni (The Church of Satan) kurmuş ve onun başrahibi olmuştur. LaVey, organize faaliyetlerinin çoğunu kilise mensupları dışındakilere çevirmiş ve kitaplar yazmaya başlamıştır. İşte bu tür faaliyetlerinin bir sonucu olarak “The Satanic Bible (Şeytan’ın Kutsal Kitabı)” 1969 yayınlanmış, onu 1972′de “The Satanic Rituals (Satanist Ayinler)” takip etmiştir. Üçüncü kitabı ‘”The compleat Witch” ise Avrupa’da basılmıştır.(4)
LaVey’in kurucusu olduğu bu Satanist grubun temel hedefi, özel olarak Hıristiyanlığa fakat genel olarak bütün dinlere karşı “alternatif bir din” oluşturmaktır. Bu günkü Satanist anlayışla ilgili İnternettte, İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanmış bir çook yayına ve siteye rastlamak mümkün. Araştırmanın baş kısmında da, ülkemizde Satanizmi gündeme getiren hadiseleri zikredeRrkenn, bu gençlerin genellikle İnternettteki Satanist yayınlarla ilgilendikleri ve bu siteleri sürekli ziyaret (hal tavır sorgusu) ettiklerine dair Yeni Haberleri aktarmıştık. Hem bu yayınlara bir örnek teşkil etmesi açısından, hem de kenndi ifadeleriyle satanizmi nasıl algıladıklarını anlamak açısından, LordSATAN takma ismiyle bir Satanistin hazırlamış olduğu yazıyı olduğu gibi veriyoruz:

“Şu anda kenndime yer vermek istemiyorum. Önemli olan diğer bilgileri bir an önce bitirebilmek ve sizlere satanizm’i açıklamak. Ama belli başlı bilinmesi gerekenn yönlerini. Özel kısımları açıklanmayacak. Ayinlere yer vermiyeceğim. Yüzeysel olarak zaten basın siziin gözünüzü boyuyor. Bizler bebek kurban etmeyiz maalesef… Ama şunu da söylemek gerekir her dinde tanrıya bir kurban verilir bizim kurban ettiğimiz varlıklar oğlak burcunun yaratıklarıdır…
İnsanların inançları özgürdür ve buna kimse karışamaz. Sonuçta benn neye inanmak istiyorsam ona inanırım ve gerekirse de taparım. Çok kısa bir zamanda diğer eksikliklerimi de halledeceğim ve sizlere bir kaynak sunmaya çalışacağım.”

Satanizm nedir? Ve Ekoller:
Webster’s Encyclopedic Unabridged Dictionary of the English Language sözlüğüne baktığımızda, şu cümleleri okuruz; “Şeytan’a ve şey (Bilinmeyen)tanî güçlere tapmak -Hıristiyan ayinlerinin dönüştürülerek Şeytan’a tapılması- Şeytani tavırlar ve Eylemler”
Bu yeterli bir açıklama değilldir. Hiçbir özetleme veya komprime tanımlama Satanizm’i açıklayamaz. Çünkü tüm doktrinler ve kutsal metinler genellikle Satanistler tarafından reddilmektedir. Ancak Satanistler, kenndilerini tanımlayabilirler ama bunu yaparkenn paylaşma oranları çook küçüktür. Tarihin deRrinliklerinde, gerçek veya imajinatif Satanizmin geleneksel düşmanının Hıristiyanlık olduğu görülür. Şimdilerde ise, Satanistler daha ılımlıdırlar ve düzene daha çook insan hakkları ve özgürlük çizgisinde karşı çıkarlar. Buna bir anlamda; liberalizm de denilebilir, birçook Satanist liberal çizgide parti ve deRrnek üyesidirler. Ama sonuç olarak sözlük anlamında olduğu gibi, tüm Satanistler ve Satanizm “Şeytan” karakter (nitelik)ini taşırlar ve sergilerler. Geçerli ahlak kurallarına karşı çıkmaları, kenndilerine aşırı güvenleri, isyanları ve düzene zıtlıkları bu görüşü kanıtlar. Tüm inanç sistemlerinde olduğu gibi, Satanik gruplar da çeşitlidir. Faklılıklar ya da akımlar günümüzdeki birçook sosyal etkiden kaynaklanır;

Dabbler: Daha çook bu yola eğlence için sapanlar; ciddi bir amaçları yoktur. Bu Bulunduğu Kategoriye daha çook gençler girerler.

Şeytan Kilisesi: Anton LaVey’in öğretisine göre ( öyle bildirilmiştir ) kurulmuş ve çalışmaktadır. Bireyselliğe, egonun tatmin edilmesine, öz güvene ve Nietzche tarzı üstün insana inanırlar. Bu gruplar majiyi dünya (Felek)sal güç için araç olarak kullanırlar. Şeytan’ı insanlığın ardındaki itici güç olarak kabul edeRrler.
Gnostikler: iki gruba ayrılırlar;

-Promethean Gnostikleri: Edebî Şeytan’a inanırlar ama dünya (Felek)yı yaratan “Jehovah”ın Kötü (kem) bir ilah olduğunu kabul edeRrler. Şeytan “Işığı Getiren” dir. Bu çook eski veya mitolojik tanımlama. Anadolu’daki Yezidiler’de ve Ophitler’de de görülür.

-Karanlık Gnostikler: Doğanın karanlık güçlerine inanırlar. Geçici ve kaprisli bir tanrıya inanırlar, birçook batılıya göre ( öyle bildirilmiştir ) bu Kötü (kem) güçtür. Burada, bazı tarihsel Hristiyan akideleri görülür; örneğin Hindû ilahı Kali’ye tapanlar da bu grubun içindedir.

İkincil Satanistler; Hrıstiyanlığa karşıdırlar. Çoğu Satanist tanımlamasını ve kimliğini kabul etmez; kuşkucudurlar ve sabit inançların tümünden kaçarlar. Bazı Voodoo inançları Orta Çağ türü Cadıcılık ve Tantrik Budizm’in bazı formları bu Bulunduğu Kategoriye girerler.

Cehennem Kulüpleri: 18. Yüzyıl’dan kalma bir ekol. Ekolün kurucusu Wharton Dükü’dür. İçlerinde, Sir Françis Dashwood, bennjamin Franklin ve İngiliz asili Earl of Sandwich’in adlarının geçtiği bu özel kulüp, gizli ayinlerinin yanısıra, politik entrikaların, hizipleşmelerin ve okkült eylemlerin merkezi olarak bilinir. Günümüzde New York ve Londra’da halâ yaşamaktadır.

Romanlik/Promethean Satanistler: Sadece edebidirler. İzledikleri önemli isimler Wiliam Blake, Charles Baudelaire, Maupertin. Lautremont and Gabriele D’Anmunzio’dur.

Sol El Yolu Paganları: Daha çook küçük gruplar halinde Avrupa’da görülürler ve bazıları Satanist olarak tanımlanır. İki ana grup dikkat çeker; “Fraternity of BaeldeRr” ve “OrdeRr of Nine Angles-ONA” Bu gruplar gelenekçidirler ve antik kaynaklara saygı gösterirler, daha keskin ve katı, yaklaşımları vardır.

Satanism Destructive Task Force: Temel olarak Satan Kilisesinin öğretilerini uygular (majikal güç) ama eski Pagan inanışlarına da saygı gösterirler. Voodoo ve diğer büyü kolları ile yakından ilgilidirler. Kurucu: Lord Satan.

Arthur Desmond ve World Deniad Org.

Crowley’ler.

OrdeRr the Evil Eye. 12- Luciferian Light Group.
Copyright (c) 1999 Satanizm Destructive, Task Force

Kaynak: Diyanet Aylık deRrgisi, mayııs, 2001
1- Güç, Ahmet, Satanizm, İst.,1999, s. 47-48.
2- a.g.e., 119.
3- bkz., a.g.e., s.127-138.
4- LaVey’in Hayattı ve kişiliği için bkz. Güç, 105. vd.


İnsan Ne yaşadığını Nasıl unutur

Şubat 7, 2009

Selamun Aleyküm.
İnasnlar Yaşadıklarını nasıl da unutabilirler?
Ellerinde kağıt kalem not alamadığımız hayatımızı şöyle bir kenara bırakmadığımız için önceden yaşadıklarımızı beynimize ne kadar kaydedebiliyoruz ki. Bizden istenilen hatırlamamız gereken durumları en güzel şekilde hatırlayabilmemiz için yaptığımız enteresan durumlar , bize o anı çok güzel hatırlatabiliyor öyle değil mi?

Şu anda bile bu yazıyı okurken çok enteresan bir konuya giriş yapsam yada bu yazıyı okurken şu anda enteresan zannedebileceğiniz durumu düşündürmek istediğimden belkide bir kaç ay yada daha fazla süre bu sayfayı unutamayacaksınız.

Ben bunu Unutmayacağım diyip çook msn yazışmalarınızı yeni açtığınız msn şifrenizi yada üye olduğunuz ve farklı olmasını istediğiniz forum sayfalarının kullanıcı adı ve şifrelerini hatırlamıyor olabilirsiniz.

Gitmiş olduğunuz şehrin, beldenin yada kazanın ne kadar güzel olduğunu hatırlıyor olabilir ama ince detaylarını hatırlamıyor olabilirsiniz.

Yapmanız gereken ve hatırlatmanıza yardımcı olabilecek en güzel şey o anı ölümsüzleştirmek için ya FOTOĞRAF çekeceksiniz
yada çok nadir yaptığınız herzamna yaşamadığınız enteresan bir hadiseyle o anı ölümsüzleştireceksiniz. Ben bu anı unutmamak için ne yapmam gerekiyor değil ben şimdi gördüğümü yaşadıklarımı söylenenleri nasıl bir delilikle unutmam demeniz gerekir.
unutkanlığı birazdaha hafife indirebilirsem ne mutlu..!

Murat Aydemir.


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.