REcep ivedik 2 Full Özet ve Kamera Arkası 2009 13 Şubat

Şubat 10, 2009


recep ivedik iki 2 fragman 13 subatta sinemalarda sahan gokbakar recep ivedik 2 tiplemesi ile 13 subat ta sinemalarda

sahan gokbakar recep ivedik tiplemesi ile yine sinema severleri guldurmeye devam edecek… starbucks cafeye recep girerse ne olur?

bu kez bizi super bir komedi bekliyor…

iyi seyirler dilerim.

high definition yuksek kalite hd hq kalitesinde fragmani izleyebilirsiniz…

iyi seyirler dilerim Her Gününüz Böyle olsun. faruk aksoy sunar…

Alttaki Videoda da Kamera Arkası GÖrüntüleri var ama biraz eskimiş olabilir İdare edin ;)


Üzülme Üzülmeyesin.

Şubat 9, 2009

Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir Duygu (Hissiyat)dur.
İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz Artık (gayrı) onunla meşgul olur.
Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım,
benn bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim?
diyebilme inancına sahip olmaktır.

Bir şey (Bilinmeyen)i yapabileceğinize inanırsanız o şey (Bilinmeyen)i gerçekten yapabilmenizi
engelleyen şey (Bilinmeyen)leri bir şekilde aşarsınız.

Uzmanlar üzüntüden kurtulmak için aşağıdaki yedi maddeyi kullanmanın yararlı olacağını belirtmekteler;

- Her güne Yaratanın siziinle beraber olduğuna ve size yardım edeceğine inanarak başlayın.
- kenndi kenndinize üzülmek çook Kötü (kem) bir alışkanlıktır deyin.
- Olumsuz saydığınız her şey (Bilinmeyen)in olumlu yönlerini düşşünün ve konuşmalarınızda bunları belirtin.
- Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara olumlu bir hava vermeye çalışın.
- kenndinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun. Bunları defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları size geri göndeRrip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır.
- Umut dolu, ileriye ümitle bakan insanlarla arkadaş (dost)luk kurun. Bu atmosfer sizi ümitli bir insan yapacak, karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.
- Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin. Böylece, siziin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla kaybolacaktır.

Üzülme dünya (Felek) ve ahiret huzuru için (Sallalahü Aleyhi ve Sellem) Peygamber efendimizin amcası Abbasa öğrettiği duayı dilinden düşürme çünkü bu dua iki dünya (Felek) saadeti için iyi bir fırsattır.
“Allah (c.c)ümme innî es’elüke afve vel âfiyete fiddînî veddünyâ ve âhırete” Yarabbi senden dünya (Felek) ve ahirette mağfiret ve afiyet istiyorum

Üzülme : dünya (Felek), ne seçim, ne geçim dünya (Felek)sıdır; dünya (Felek), bugün var yarın yok, imtihan dünya (Felek)sıdır.

Üzülme : hakkk’ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır

Üzülme : Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir.
(Hz. Ali r.a.)

Üzülme : İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul edeRrlerdi

Üzülme : İyi bir yemek günün mutluluğudur. İyi bir gezi haftanın, iyi bir evlilik ayların, mal-mülk senenin mutluluğudur. Sağlam bir imana sahip olmak ise dünya (Felek) ahiret mutluluğu demektir.

Üzülme :HastaNellleri ziyaret (hal tavır sorgusu) etki Allah (c.c)’ın sana verdiği sağlık afiyetin kıymetini bilesin. HapishaNellleri ziyaret (hal tavır sorgusu) et ki özgürlük nimetinin farkına varasın.

Üzülme : Mümin bir kul giden dünya (Felek)lığın ardından üzülmez. Çünkü o kalıcı olan değilldir.

Üzülme : Rahmanın sonsuz merhametini bir düşşün. Ki O bir köpeğe su veren cimrilerin cimrisini, yüz kişiyi katletmiş olanı dahi affedebilendir. Yeter ki nasuh bir tövbe ile O’na dönülebilinsin.

Üzülme: Hayrın nerede olduğu bilinmez. Hayır çoğu kez sevinilen şey (Bilinmeyen)in ardından değill üzünülen şey (Bilinmeyen)in ardından gelir.

Üzülme, mutluluk ağacının yaşaması için ihtiyacı olan su, hava, gıda, ışık Allah (c.c)’a ve ahiret gününe imandır.

Üzülme: “Mükâfatın büyüklüğü belanın büyüğü ile beraberdir. Allah (c.c) bir kavmi severse onları (bir deRrde) uğratır. Kim kadeRre razı olursa, ona Allah (c.c)’ın rızasına erişmek vardır. Kim öfkelenirse ona Allah (c.c)’ın gazabı vardır.” (Tirmizî)
Üzülme Eğer Allah (c.c)’tan bir şey (Bilinmeyen) isterseniz ve O size başka bir şey (Bilinmeyen) verirse O’na güvenin. O’nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şey (Bilinmeyen)i uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz. İstekleriniz her zaman ihtiyacınız olan şey (Bilinmeyen)ler değilldir. Allah (c.c) dileklerinizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O’na inanmaya devam edin. Allah (c.c) seçimi O’na bırakanlara en iyisini verir.

Üzülme
Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah (c.c) Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir. (Hadis-i Şerif)

alinti


Davos da Yaşananları Dünya Basını Nasıl yazdı

Ocak 31, 2009

(CNN TÜRK – AA) — İNGİLİZ BASINI

BBC

BBC konuyla ilgili geniş haberinde, Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’ye dönüşünde “kahraman gibi karşılandığını” bildirdi. “Binlerce kişinin Erdoğan’ı havaalanında karşıladığını” belirten BBC, “Erdoğan’ın Gazze konusundaki tavrına geniş destek verildiğini, Başbakanı karşılamaya gelenlerin bazılarının ‘dünyanın yeni lideri’ yazılı pankartlar taşıdığı” ifade edildi.

Günlük siyaset ve ekonomi gazetesi Financial Times ise “Erdoğan’ın Orta Doğu barışıyla ilgili tartışmayı kızgınlıkla terk ettiği” başlığıyla verdiği haberde, “Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nun bu diplomatik kavgayla sarsıldığını” yazdı.

“Yaşananların, milletler arasında anlayış oluşturulması’ amacıyla yapılan Davos toplantılarında bugüne kadar ortaya çıkan en büyük olaylardan biri olduğu” savunulan haberde, “Erdoğan’ın olaydan sonra düzenlediği basın toplantısında ise toplantı moderatörü, Amerikalı gazeteci David Ignatius’u kendisine söz hakkı vermemekle eleştirdiği” kaydedildi.

“İki ülke ilişkilerinin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarından kötü etkilendiği” de belirtilen haberde, “Türk liderlerin İsrail’i sık sık ağır sivil kayıplardan dolayı eleştirdikleri” hatırlatıldı.

Financial Times

Gazete, “Erdoğan Ortadoğu barışı konusundaki tartışmayı hiddetle terketti” başlığını kullandı ve Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nun “diplomatik arbede” nedeniyle bir sarsıntı geçirdiğini yazdı.

Gazete, bu olayın, bir zirvede bugüne kadar yaşanan en büyük bozgunlardan biri olduğunu belirtti.

The Daily Telegraph

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, “Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile yaptığı ateşli tartışmanın ardından toplantıyı hışımla terk etti” başlığıyla verdiği haberde, “Erdoğan’ın öfkesini, ‘Benim için Davos bitmiştir’ sözleriyle ifade ettiğini” yazdı.

“Erdoğan’ın sözünün kesilmesine, Peres’e 25 dakika, kendisine ise bunun ancak yarısı kadar konuşma süresi verilmesine tepki gösterdiği” kaydedilen haberde, “Başbakanın daha sonra düzenlediği basın toplantısında, hem oturum yöneticisinin hem de Peres’in yaklaşımından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği” belirtildi.

Gazete, İsrail Cumhurbaşkanının olaydan sonra Başbakan Erdoğan’ı telefonla aradığını da duyurdu.

Guardian

“Erdoğan’ın Gazze yüzünden Davos’u terk ettiğini” yazan Guardian gazetesi de “Başbakanın Davos’u terk etmesine İsrail Cumhurbaşkanı Peres ile girdiği sert
tartışmanın yol açtığını” kaydetti.

“Erdoğan’ın tartışma sırasında İsrail Cumhurbaşkanına ‘Yaptığınız çok yanlış’, ‘Çok sayıda insan öldürüldü’ gibi ifadeler kullandığını” yazan gazete, “tartışmayı izleyen kalabalık grubun arasında ABD Başkanı Barack Obama’nın danışmanı Valerie Jarrett’in de bulunduğunu” belirterek, “Jarrett’in gördükleri karşısında hayretten donup kaldığını” öne sürdü.

“Toplantıyı izleyen iş ve siyaset dünyasının liderleri olan, nazik diyalog ve uzlaşma arayışıyla tanınan insanlar için Peres ve Erdoğan’ın seslerini yükseltmeleri son derece alışılmamış bir şeydi” yorumunda bulunan gazete, “oturumdan sonra Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab’ın Erdoğan ile konuştuğunu, eski Norveç Başbakanı Kjell Bondevik’in de Erdoğan’ın salondan ayrılmasına üzüldüğünü ve bunu durumun güçlüğünü ortaya koyan bir ifade biçimi olarak gördüğünü söylediğini” yazdı.

Haberde, “Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın ise Erdoğan’ın tavrını övdüğü, Başbakanın eşi Emine Erdoğan’ın da ‘Peres yalan söylüyor. Bu kabul edilemez’ dediği” belirtildi.

The Times

Gazete, bu yılın yumuşak geçen toplantılarının ilk kez gerçek bir drama sahne olduğunu ve bunun da politikacılar sayesinde olduğunu yazdı.

Erdoğan’ın Peres’in sert ve uzun konuşmasına yanıt vermeye çalışırken sözünün kesildiğini belirten gazete, Erdoğan’ın “Siz insanları öldürüyorsunuz” dediğini yazdı.

Peres’in parmağıyla işaret ederek “İstanbul’a roketler yağsaydı siz de aynı şeyi yapardınız” dediğini belirten gazete, moderatörün sözünü kesmesi üzerine Erdoğan’ın sahneyi hiddetle terkettiğini belirtti. The Times daha sonra forum başkanı Klaus Schwab’ın “öfke nöbeti geçiren Türk”le basın toplantısı düzenlediğini yazdı.

The Economist

İngiltere’de yayımlanan haftalık The Economist dergisi, Davos’ta dün yaşanan olaydan önce Türk-İsrail ilişkileri hakkında yaptığı değerlendirmede, iki devlet arasındaki ilişkilerin Gazze’ye yönelik saldırılar yüzünden risk altında olduğu yorumunda bulundu.

“Yeni Kötü Titreşimler” başlıklı değerlendirmede, İsrail’in Gazze saldırılarının Türk halkı ve hükümetinin İsrail’e yaklaşımını olumsuz etkilediği belirtildi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’i Filistinlilere yönelik baskılarından dolayı sert şekilde eleştirdiği hatırlatıldı.

İki ülke arasında benzeri bir kavganın 2004 yılında Hamas’ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin’in öldürülmesinden sonra Başbakan Erdoğan’ın İsrail’i devlet terörü uygulamakla suçlaması üzerine yaşandığı kaydedilen makalede, “O zaman ABD’nin de telkiniyle Türk-İsrail ilişkileri onarıldı. Askeri işbirliğinin devamı sağlandı. İsrail de stratejik ilişkinin devamı hatırına, Türkiye’nin kimi zaman sertleşen ifadelerini duymazdan geldi” ifadeleri kullanıldı.

Makalede, Başbakan Erdoğan’ın bu kez çok daha öfkeli olduğu ve İsrail’i “insanlık suçu işlemek” ile suçladığı belirtildi. Türklerin Yahudi düşmanlığının yükseldiğine ilişkin suçlamaları reddettiği ifade edilen makalede, 500 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nun İspanya’dan kaçan Musevilere kapıları açması, İsrail devletini ilk tanıyan ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunması ve İsrailli pilotların Türkiye’de eğitilmesi gibi iki ülke arasında olumlu pek çok ilişkiden söz edildi.

Türkiye’nin son olarak Suriye ile İsrail arasındaki görüşmelere arabuluculuk yaparak takdir topladığı belirtilen makalede, Türkiye’deki İsrail karşıtı ifadelerin sürmesi halinde ABD’deki Yahudi lobisinin 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının ABD’de kabulüne destek verebileceği görüşü dile getirildi.

ABD BASINI

CNN International

Televizyon kanalı, canlı yayında Başbakan Erdoğan’ın tepkisini ele aldı. CNN muhabiri yorumunda, “Erdoğan’ın oturumda gerçekten kendini mi kaybettiği yoksa seçimler öncesi iç desteğini artırmak için mi yaptığı net değil” ifadesini kullandı.

Atatürk Havalimanı’nda Erdoğan’ı karşılayan kalabalığa da vurgu yapılan haberde, “İlk kez Erdoğan’ın bir yurtdışı gezisinden dönüşünde, bu kadar büyük bir kalabalık tarafından karşılandığı görülüyor” denildi.

CNN’in internet sitesinde de, “Türk Başbakanının İsrail’i haşladığını” yazdı.

ARAP BASINI

El Cezire

Arap dünyasının haber kanalı, merkezi Katar’da bulunan El Cezire kanalı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki Gazze panelini terketmesini yayınını keserek, flaş haber olarak verdi. El Cezire’nin internet sitesinde de “Davos’ta Gazze üzerine şiddetli tartışma” başlığı vardı.

El Cezire televizyonu da internet sitesindeki haberinde, “Erdoğan’ın Davos’tan ayrılması masayı tepetaklak etti ve Batı’yı zor durumda bıraktı” başlığı kullanıldı.
Davos çıkışlı haberde, “İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, gür ve acıklı bir sesle ülkesinin Hamas’tan çok fazla çektiğini, kadın ve çocukların roket seslerinden nasıl ürktüğünü anlatarak katılımcıların sempatisini topladığını düşünüyordu” denildi.

Peres’in, “Hamas’ı, Yahudilerden nefret ettiği ve İsrail’i yok etmek istediği için kabullenmedikleri ve bundan ötürü, onlara bir ders verilmesi gerekiyordu” şeklinde bir tablo çizmeye çalıştığı kaydedildi.

Yazının devamında da, “Peres, 25 dakika süren konuşmasında, Başbakan Erdoğan’dan olsun, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’dan olsun, kendisine sorulan hiçbir soruya yanıt vermedi ve sadece BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’a, BM’ye tabi binaların bombalanmasından duyduğu ‘büyük üzüntüyü’ dile getirdi. Panelin düzenlendiği salonda, İsrail Cumhurbaşkanı’nın zeytin dalı taşıyormuşçasına hararetle alkışlanması dikkat çekiciydi. Sanki hiç kimse, bin 300′den fazla kişinin öldürüldüğünü, beş binden fazla kişinin de yaralandığını görmemiş ya da duymamıştı” ifadelerine yer verildi.

Yazıda Erdoğan’ın kendisine ayrılan zamanı, “Filistin-İsrail kavgasına bütün boyutlarıyla bakmanın önemini vurgulamak için kullandığı, İsrail’inm sorumluluklarını yerine getirmediğine işaret ettiği ve Filistinlileri boğacak kadar kuşattığını ifade etmiş olduğu” anımsatılarak, “Peres’in öfkelenmesine neden olan ise Erdoğan’ın, Hamas’ın demokratik bir seçimle iktidara geldiğini ve herkesin bu seçime saygı duyması gerektiğini söylemesi oldu. Erdoğan böylece Batının çok hassas olduğu bir noktaya dokundu; onlara, ‘demokrasiye saygıyı, insan haklarını ve çifte standardı’ hatırlattı” denildi.

El Cezire ayrıca, “Katılımcılar, Ban Ki-mun Gazze’de gördüklerinden ötürü nasıl dehşete düştüğünü anlatırken suskundular. Amr Musa İsrail’in barış fırsatını kaçırdığından söz ettiğinde, yine suskundular. Peres, Erdoğan’ın sözlerine, ancak uysal koyun postu giyerek yanıt verebildi ve İsrail’in barışın geleceğini nasıl gördüğüyle ilgili sorulan bütün soruları duymazlıktan geldi” görüşüne yer verdi.

Panelin moderatörü David Ignatius için, “Son sözün Peres’in olmasını tercih etti” denilen yazıda, “Ancak Erdoğan masayı tepetaklak ederek Davos’u
terk etti; böylece son ve vurucu sözü o söylemiş oldu” ifadeleri yer aldı.

As Safir

Lübnan’da Arapça olarak yayımlanan As Safir gazetesi ise konuyla ilgili haberini, “Erdoğan’dan Peres’e: Sen öldürmenin ne olduğunu iyi bilirsin” başlığıyla verdi. Gazete, dün akşam Davos’ta yaşanan olayın “Türk-İsrail ilişkilerindeki en büyük bomba olduğu” yorumunu yaptı.

Nahar

Gazetesi, konuyla ilgili haberini birinci sayfadan verdi ve “Başbakan Erdoğan, Davos’ta Gazze konulu tartışmayı terk etti” başlığını kullandı.

El Tavra

Suriye’de yayımlanan El Tavra gazetesinin internet sayfasında yayımlanan yorumda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki tavrının “Arap ülkelerine
de örnek olması” tavsiye edildi. Ali Kasım imzalı yorumda, Erdoğan’ın böylece, “İsrail yalanlarına karşı en açık ve net protestoyu yapmış olduğu” ifade edildi.

Yorumun devamında, “Erdoğan’ın tutumu o anda oluşan bir şey değildi, aksine Türkiye’nin olgun duruşunu yansıtıyordu. Zira Türkiye bir kez daha İsrail’in aldatmasının kurbanı olmayacak. Panelin terk edilmesi, Davos tarihinde ilk kez oluyor ve bu durum, görmezden gelinemeyecek bir uluslararası gerçeği yansıttı. Bu sahnenin mimarıysa, daha önce de olanlara yoğun tepkiler veren Türkiye’ydi” görüşlerine yer verildi.

Konunun sadece bir tavır sergileme meselesi değil, “aksine Arap ve İslam ülkelerinin de sahip olmaları gereken siyasi irade kapsamında gelişen bir şey”
olduğu kaydedilen yorumda, “Erdoğan’ın tavrı bir mesajdan fazlasını, hatta siyasi iradenin çizdiği protestodan da fazlasını ifade ediyordu. Buradaki soru
şu: Bazı Araplar bundan bir şeyler öğrenecekler mi? Bu mesajın ifade ettiği iradenin kapsamını hissedebildiler mi? Daha da önemlisi yeni denklemde faal ve
güç sahibi aktörler olabilecekler mi?” denildi.

El Kuds El Arabi

Londra’da Arapça yayımlanan “El Kuds El Arabi” gazetesinin internet sayfasında, “Erdoğan’a binlerce teşekkür” denilerek, “Erdoğan’ın paneli terk etmesinin, Araplara bir ders olduğu” ifadesine yer verildi.

Abdulbari Atvan imzasıyla yayımlanan yorumda, “Erdoğan’ın, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in Gazze saldırısıyla ilgili yanıltıcı sözlerine cevap
vermesine karşı çıkılması üzerine paneli terk etmesi bizi hiç şaşırtmadı” denildi.

“Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa da paneli terk etmeliydi” görüşünün savunulduğu yorumda, “Erdoğan’ın şövalye gibi davranarak İslami ve asil cevherini ortaya koyması bir ilk değildir, Erdoğan her defasında İsrail saldırıları karşısında bir dağ gibi durup Gazze’de İsrail tarafından yapılan katliamları sert ifadelerle kınamıştır” ifadesine yer verildi.

Yorumda İsrail Cumhurbaşkanının, “çocukların ölümünden İsrail’in sorumlu olmadığını, tam tersine saldırının oradaki çocukları korumak için gerçekleştirildiğini iddia ettiği” kaydedildi ve “Asıl mesele İsrail’in kendini savunma hakkı meselesi değildir, İsrail’in bu hakkını kullanırken ölçüsüz güce
başvurduğu meselesidir” denildi.

“Erdoğan’ın, Dünya Ekonomik Forumuna katılan hiçbir Arap liderinin söylemediği sözleri söylediğinin” ifade edildiği yazıda, “Arap liderler, İsrailli yetkililerle yapılan görüşmelerde çağdaş ve ılımlı görünüm yaratmak için onlarla aynı safta oturmayı tercih ettiler” görüşü dile getirildi.

Yazının devamında “Arap ve Müslüman olmakla övünen Arap yöneticilerine karşı kalbimiz acı ve hayal kırıklığıyla doluyken, Erdoğan’a binlerce kez teşekkür ediyoruz. Çünkü Arap liderleri, Gazze katliamlarına karşı susmayı tercih edip abluka altında olan Gazze halkına karşı bütün geçitleri kapatmaktadırlar. Gazze’de katliamları gerçekleştiren İsrailli katillerin peşinde olan avukat ve aktivistlere de teşekkürlerimizi sunuyoruz, bunların damarlarında adalet, gurur ve asalet vardır, asıl Arap ve Müslüman olan bunlardır” görüşlerine yer verildi.

İSRAİL BASINI

Yedioth Ahranot

Gazete, ilk sayfasında “Peres’den Erdoğan’a: İstanbul’a roket atılsaydı siz ne yapardınız” manşetiyle çıktı. Davos’ta Erdoğan konuşurken, Peres’in kendisine dikkatle baktığı bir fotoğraf karesi, manşeti süslüyor. Aynı gazete, Türk Musevilerinin, Türkiye’deki İsrail karşıtı gelişmelerden duyduğu endişeleri dile getiren “Türk Musevileri: Sokağa çıkmaya korkuyoruz” başlığını kullandı.

İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in konuyla ilgili, “Her ateşe anında cevap vermeyeceğiz. Gerektiği zaman cevap vereceğiz” sözleri yine bir alt başlık olarak yer aldı.

“Türkiye Başbakanı’nın Peres’e saldırısı şöyle gelişti: Peres’e doğru bağırarak, siz Gazze’de çocukları öldürdünüz” ifadesi ve Peres’in gece yarısına doğru Erdoğan’ı telefonla aradığı bilgisi de sayfada dikkat çekiyor. Gazetenin üçüncü sayfasında “Türk saldırısı” ve “Davos’ta dram” başlıkları, Erdoğan’ın sahneyi terk ettiği anı da yansıdan üç fotoğrafa eşlik ediyor.

Maariv

Ülkenin yine İbranice yayımlanan gazetelerinden Maariv’de de manşet yine “Davos” oldu. Maariv, “Türkiye Peres’e karşı” manşetini kullanırken, Erdoğan’ınn öfkeyle salonu terk ettiği ve Peres’e “Siz insan öldürüyorsunuz” dediğini aktardı.

İsrail televizyonlarının siyasi yorumcuları da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu tavırları ile “taraf” olduğunu öne sürerek, bu nedenle Ortadoğu barış çabalarında arabulucu olmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Ayrıca Erdoğan’ın üslubunun diplomatik olmadığı da ifade edildi.

Jerusalem Post

Başbakan Erdoğan’ın paneli terk etmesini İsrail’in önde gelen gazeteleri de internet sayfalarından duyurdular. Jerusalem Post gazetesinin web sayfası Başbakan Erdoğan’ın paneli terk etmesini “manşet haber” olarak duyururken, Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile girdiği tartışma ve ardından sözünün panel moderatörünce kesilmesine sinirlenerek sahneden yürüyüp gittiğini bildirdi.

Haaretz

Haaretz gazetesinin web sayfası da aynı haberle okuyucularını durumdan haberdar etti.

İki gazetenin İngilizce web sayfası da Amerikan AP ajansının haberini kullandı.
ALMAN BASINI

Bild

“Davos’ta İsrail’e karşı nefret konuşması – Türkiye Başbakanının hışmı” başlığıyla haberi birinci sayfadan veren Bild gazetesi, “Erdoğan’ın oturum sırasında İsrail karşıtı bir nefret konuşması yaptığını” öne sürdü ve Başbakanın “Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” sözlerine yer verdi.

Die Welt

Haberi birinci sayfadan veren Die Welt gazetesi de “zaman kalmadığı gerekçesiyle tartışmayı sona erdirmek isteyen oturum yöneticisine kızdığını belirten Erdoğan’ın, tartışma sırasında da Peres’i, Gazze’de ölen masum insanlar nedeniyle vicdan azabı duyduğu için konuşmasında sert ifadelere yer vermekle eleştirdiği” kaydedildi.

Berliner Morgenpost

Berliner Morgenpost gazetesi ise “Erdoğan oturumda Peres’e saldırdı” başlığıyla verdiği haberde, “Erdoğan’ın, konuşmasından sonra Peres’in alkışlanmasını çok üzücü bulduğunu belirterek, insanların hayatını kaybettikleri operasyonların alkışlanmasını doğru bulmadığını söylediğini” ifade etti.

Der Spiegel

İnternet sitesinde “Davos’ta Gazze skandalı” başlığını kullandı.

İRAN BASINI

Konuyla ilgili gelişmelere geniş şekilde yer veren İran medyası da “İsrail Cumhurbaşkanı Peres’in ‘Gazze’deki katliamı’ savunmasına ve salondakilerin de onu alkışlamasına Başbakan Erdoğan’ın tepki gösterdiğini ve sonunda salonu terk ettiğini duyurdu.

Haberlerde, Erdoğan’ın, Peres’e hitaben “Sesin çok yüksek çıkıyor. Benden yaşlısın biliyorum ki sesinin benden çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüz, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum” şeklindeki sözlerine yer verildi.

Başbakanı Erdoğan’ın ayrıca, “Tevrat’ın ‘adam öldürmeyin’ emrine rağmen İsrail’in masum insanları öldürdüğü” yönündeki ifadesi aktarıldı. Peres’in Gazze’deki katliamları yüksek sesle savunmasının alkışlanmasıyla ilgili olarak da Başbakan Erdoğan’ın, “Şu zulme alkış tutanları da ayrıca kınıyorum. Çocukları öldürenleri kalkıp da alkışlamak öyle zannediyorum ki insanlık suçudur” dediği belirtildi.

Toplantıda BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın da hazır bulunduğu hatırlatılan haberlerde, Peres’in daha sonra Erdoğan’ı arayarak özür dilediği ifade edildi.

Haberlerde ayrıca, vatandaşların Türk ve Filistin bayraklarıyla Başbakan Erdoğan’ı Türkiye’de coşkulu bir şekilde karşıladığı ve “Türkiye seninle gurur duyuyor” şeklinde slogan attıkları kaydedildi.

İran devlet televizyonları ve haber ajansları, Başbakan Erdoğan’ın, “İsrail’in Gazze’de Filistin halkına yönelik katliamlarına tepkisini” içeren sözlerine geniş yer verdi.

Başbakan Erdoğan’ın, Davos’taki konuşmasını kendi sesinden kesintisiz olarak veren televizyonlar, Erdoğan’ın konuşmalarını izleyicilerine Farsça altyazıyla duyurdu.

Yorum ve değerlendirmelerde, “Türkiye Başbakanı’nın, Türk halkının duygularına tercüman olduğu ve İsrail katliamlarına duyulan öfkeyi yansıttığı” görüşü dile getirildi.

Başbakan Erdoğan’ın, “Türkiye’nin büyük bir devlet ve barış için önemli bir aktör olduğu” mesajını muhataplarına ilettiği yorumu yapılırken, Erdoğan’ın “Yahudi karşıtlığına değil, katliam karşıtlığına” vurgu yaptığı değerlendirmesinde bulunuldu.

Değerlendirmelerde, “Müttefiki bir ülkeden bu şekilde tepki almasının İsrail için büyük bir yenilgi olduğu” görüşü de savunuldu. Yorumlarda, “Dünya genelindeki Yahudi lobileriyle onların etkili oldukları uluslararası kuruluşların, Türkiye’ye farklı alanlarda baskı yapacakları” iddiasında da bulunuldu.

Halkın gece yarısından sonra soğuğa rağmen büyük bir coşkuyla Başbakan Erdoğan’ı, “Türkiye seninle gurur duyuyor” şeklinde karşılamasının “bir ilk” olduğu değerlendirmesi de yapıldı.

Ajanslar “acil” koduyla geçti

Erdoğan’ın Davos’ta katıldığı paneli terk etmesini, uluslararası ajanslar tarafından “acil” koduyla verdi.

AP, Başbakan Erdoğan’ın panelde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’le Gazze’deki çatışmalar konusunda “sözlü olarak tartıştıktan sonra” paneli terk ettiğini belirtti.

Ajans, Başbakan Erdoğan’ın, Peres’in İsrail’in Gazze saldırısını heyecanlı bir şekilde savunan monoloğunu dinledikten sonra, panel yöneticisinin sözünü kesmesi üzerine kızdığını kaydetti.

Haberde Başbakan Erdoğan’ın Peres’e “İnsanları öldürüyorsunuz” dediği, Peres’in ise parmağı ile işaret ederek, “İstanbul’a roketler düşse siz de aynısını yaparsınız” dediği kaydedildi.

İlk haberlerinde Başbakan Erdoğan’dan “Cumhurbaşkanı” diye bahseden AP, kısa süre sonra bu hatasını bir not geçerek düzeltti.

Fransız AFP ajansı da haberi acil koduyla vererek, Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki paneli, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in uzun konuşmasının ardından kendi konuşmasının panel yöneticisi tarafından engellendiği gerekçesiyle sert bir şekilde terk ettiğini bildirdi.

Başbakan Erdoğan’ın “Bir daha Davos’a geleceğimi sanmıyorum” sözlerini yansıtan AFP, Başbakan Erdoğan’ın Peres’in konuşmasına yanıt vermek istediğini, ancak karşısındaki gazetecinin ısrarla panelin sona erdiğini söyleyerek sözünü kestiğini belirtti.

YUNAN BASINI

Yunan devlet televizyonu NET, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Davos’ta, “Gezegendeki çok kişinin söylemek istediklerini dile getirdiği” yorumunu yaptı.

Net, İsviçre’nin Davos kentinde dün yapılan panelde yaşananlara öğle haber bülteninde geniş yer verdi. Oturuma ilişkin gelişmeleri Anadolu Ajansı’nı kaynak göstererek izleyicilerine aktaran NET, ayrıca İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez ve Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarından bazı bölümlerini, görüntü eşliğinde yayımladı.

NET, yorumsuz olarak gelişmeleri aktardığı haberini, “Aslında Başbakan Erdoğan gezegenimizdeki çok kişinin söylemek istediklerini dile getirdi” ifadesiyle bitirdi.

RUS BASINI

Rus Vesti televizyonunun internet sitesinde, “Erdoğan, Peres ile katıldığı toplantıyı terk etti” başlığıyla yayımlanan haberde, Erdoğan’ın oturumdan ayrılma anının görüntülerine yer verildi.

“Mignews” adlı internet sitesinde de “Türkiye ve İsrail liderleri arasındaki konuşma skandala dönüştü” başlığıyla yayımlanan haberde, “Başta yüksek
sesle konuşmayacağını açıklayan Erdoğan, konuşmasının sonunda adeta bağırmaya başladı” denildi.

“Lenta.ru” adlı internet sitesi gelişmeleri “Erdoğan İstanbul havalimanında bir milli kahraman gibi karşılandı” başlığıyla duyururken, Komsomolskaya Pravda gazetesinin internet sitesi de, “Peres ile tartışan Erdoğan ülkesinde milli kahraman oldu” başlığını kullandı.

BELÇİKA BASINI

Belçika basını da konuyla ilgili haberlerinde, “Erdoğan çok kızdı, Peres özür diledi”, “Erdoğan’dan Şimon Peres’e: Siz insanları öldürüyorsunuz”, “Erdoğan kızarak Davos tartışmasını terk etti” gibi başlıklar kullandı.

Haberlerde, “Erdoğan’ın Davos’taki Gazze tartışmasını kızgınlıkla terk ederken, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in uzun konuşmasına cevap verme hakkı tanınmaması nedeniyle toplantıyı düzenleyenleri kınadığı” ifade edildi.

Erdoğan’ın “Davos’a bir daha gelmem” şeklindeki tepkisine de yer verilen haberlerde, Başbakan Erdoğan ve İsrail Cumhurbaşkanı arasındaki tartışma detaylı şekilde anlatıldı.

İSPANYA BASINI

ABC

İspanya’nın sağ görüşlü ABC gazetesi ise “Uluslararası tansiyon: Gazze diplomasiyi tatsızlaştırıyor” ifadesini ön plana çıkararak verdiği haberinde, “Gerek Davos’ta Erdoğan’ın öfkelenerek paneli terk etmesi gerekse İspanya Ulusal Mahkemesi’nin 22 temmuz 2002 tarihinde Gazze’de yapılan saldırıdan dolayı İsrail
hakkında soruşturma başlatması İsrail’in Gazze’ye düzenlediği son saldırıların somut sonuçlarıdır” ifadesine yer verdi.

El Mundo

El Mundo da “Erdoğan, Gazze’deki ölümlerden Peres’i suçladıktan sonra öfkelenerek Davos’u terk etti” başlığı altında verdiği haberinde, “Davos’ta iki gündür görülen sakin ortamın Erdoğan’ın öfkeli şekilde panel salonunu terk etmesinden sonra bozulduğunu” savundu.

La Vanguardia

Katalan gazetelerinden La Vanguardia ise “Erdoğan’ın kendisine cevap hakkı verilmemesine sinirlenerek oturumu terk ettiğini” belirtti, “ancak bu olaydan dolayı Türkiye ile İsrail arasındaki tarihi ittifakın bozulma ihtimalinin olduğunu” savundu.

MACARİSTAN BASINI

Macaristan’da da medya konuyla ilgili gelişmelere yoğun şekilde yer verdi. “Erdoğan’ın Türkiye’ye dönüşünde kahraman gibi karşılandığını” yazan
basın, “binlerce vatandaşın Başbakanını Davos’taki tepkisinden ötürü kutladığını” kaydetti.


Davos Nedir? Davos Neresidir? Davos da Ne Yapılır?

Ocak 29, 2009

Davos Nedir? Davos Neresidir? Davos da Ne Yapılır?
Son Zirve de Başbakanımıza Densizliğin Yapıldığı
her yıl dunya ekonomik forumunun yapıldığı isvicrede bir dağ kasabası.
kayak merkezidir aynı zamanda

ünyanin en ünlü jet sosyetelerinin ugrak merkezidir aynı zamanda.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Davosu Terk Etti -video-

Ocak 29, 2009

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Davosu Terk Etti. ( Davos Nedir? )

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Davosu Terk Etti
Diğer Şerefsiz Konuşmaclara 25 Dakika ve 30 Dakikalık Süre verilmesinin ardından başbakanımıza 12 dakkikalık süre verildi. bu sire zarfındada Sözlere Müdahele gelirken Erdoğanın kelimeleri kesilmeye çalışıldı.
alaycı tavrıyla israil temsilcisi Dalga geçer gibi Yanıtlar ve sorular sarfederken Erdoğan Gerekenin En Güzelyle Cevapverdi ve terketti.

İşte Başbakanın yazılı Diyalogları ve cevapları

Ban Ki Mun: İsrail’in tüm sınırları açması gerekiyor. Ateşkesi sürdürülebilir kılma açısından bunlar çok önemli.

İnsanlar ailelerini, arkadaşlarını kaybetti. Büyük bir insani trajedi söz konusu. Bombalanan BM binasına gittim Gazze’de benim için kabul edilemez bir durumdu.

Uzun vadeli olarak Filistinlilerin birleşmesi gerekiyor. Gazze ve Batı Şeria’da yaşayan halkın birleşmesi gerekiyor. Aksi takdirde uluslar arası camianın yardım etmesi çok güç olacaktır.

Sayın Obama’nın açıklamalarını çok olumlu karşılıyorum. Sayın Mitchell’i atayarak önemli bir iş yaptı. BM İsrail ve Filistinlileri desteklemeye devam edecektir bu barış sürecinde.

Hamas’ın roket saldırılarını ve provokasyonları önlemek ve İsrail’in soğukkanlılıklarını koruması gerekiyor.

Özellikle ABD’nin liderlik rolünü üstlenmesi gerekiyor.

Soru: Sizin hükümetiniz önemli bir rol üstleniyor. Yine aynı soruyu sormak istiyorum şimdi barış süreci için ne yapmalıyız.

Erdoğan: Öncelikle ne yapılması gerektiğine dair sorunun cevabını vermeden durum tespiti yapmalıyız.

Durum tespitini ben 40 yıl öncesinden başlamıyorum bu tespite Haziran 2008 sürecinden başlıyorum. Bu dönemde bir sözlü ateşkes ortada. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değildi. Fakat bu ateşkesin süresi bitince herhangi bir roket atışı olmadı. Ancak İsrail’in bu aşamada ambargoyu kaldırması gerekiyordu ama bu olmadı.

Gazze Filistin adeta bir Açıkhava hapishanesidir. Herhangi bir kapısından Filistin’e bir sandık domates sokulamaz. Ben İsrail’i ziyarete gittim. Oradan Filistin’e geçerken TC Başbakanı olarak yarım saat sınır kapısında bekletildim.

Ama biz Türkiye olarak İsrail’den gelen diplomatlara böyle bir şey uygulamadık.

Bu olaylar anlatılırken Sayın Olmert’e soruyorum: “Madem bu füzeler atıldı ölüm var mı?” “Hayır yok” dendi.

Bunlar nasıl füzedir. Ancak altı ayın sonunda Filistinliler öldürüldü. Biz daha operasyonlar başlamadan önce insani yardım göndermeye başladık.

Hepimiz insan olarak düşünelim. Ben anti-semitizmi insanlık suçu olarak gören bi başbakanım. İslamafobia’yı insanlık suçu olarak gören bir başbakanım. Müslüman, Hıristiyan, Yahudi olması benim için önemli değil.

Gönderdiğimiz yardımlar 15 gün kapılarda bekletildi.

Bu sıkıntıları yaşadık. Bunları Sayın Peres biliyor mu bilmiyor mu onu bilmiyorum

27 Aralık’tan 4gün önce Başbakan Olmert’le bir görüşme yaptım. Bir arabuluculuk görevimiz vardı. 5. raundu Sayın Olmert’le Ankara’da yaptık.

Hedefimiz neydi: “Doğrudan görüşmelere nasıl geçeceğiz” onu yapmaya çalışıyoruz.

Tüm bu görüşmelerin ardından iş bir iki kelimeye kadar düştü.

Artık bunu açıklamak durumundayım.

Bu arada ben Sayın Olmert’e şunu sordum: “Bakın şu anda Hamas’ın elinde esir bulunan askeri kurtarabiliriz. Ama sizden bir ricam var. Reform ve Değişim partisi Filistin’de seçim kazandı. Bu kararı saygıyla karşılamak zorundayız. Bu seçimde kazananlardan meclis başkanı, milletvekilleri sizin elinizde esir. Gelin bir paket yapalım. Sayın Abbas’a gösterdiğiniz jesti gösterin. Bir esir değişimi yapın.”

Olmert bunu yaparsam “Abbas kriz geçirir” dedi.

Daha sonra bombaların Gazze’ye indiğini gördük. Ne oldu 1200 sivil öldü.

İsrail’in elindeki silah gücü kitle imha silahları dahil acaba zerresi Filistin’in elinde var mı. Bir şey biliyorsam kesinlikle yok.

BM toplanıp karar aldı. İsrail tanımıyorum dedi. BM’nin binaları okulları bile vuruldu.

Bütün bunlar yapılırken insanlık ne yaptı seyretti. Ama aynı insanlık Gürcistan’da yapmadı.

Ama ben Gürcistan’ın yardımına koştuk. Biz bu darbeyi yiyen mazlum insanlara yardım ettik.

Dini, ırkı gözetmeden yardıma koştuk.

Bu fatura çok ağır bir fatura. Burası hiçbir m ekonomik kalkınma imkanı olmayan Gazzelilerin üzerine yıkılmıştır.

Hep Hamas dendi ama Gazze’de sadece Hamas oturmuyor ki.

Ablukaların kaldırılması lazım. İsrail bun kapıları insanlığa açacak mı. Eğer biz Cenevre sözleşmesini İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini kabul ediyorsan bu kapıların açılması lazım.

Deniyor ki silah girmesin. Eğer bu tünellerin ucu Mısır’daysa Mısır bu tünellerden silah sokmasın.

Bir başka konu uzlaşma. Hamas ve El Fetih arasındaki süreci hızlandırmak. Sayın Olmert’e bunu söyledim. Sadece El Fetih’le bu süreci sürdürdüğünüz sürece bunu çözmezsiniz. Hamas’ın da o masaya davet etmelisiniz.

Temennim odur ki BM bu konuya ağırlığını koyar. Veya ABD sayın Obama’nın sessiz yığınların sesi, kimsesizlerin kimsesi olmasını diliyorum. Ancak Livni ve Rice arasındaki anlaşma uyarınca değil.

Yoksa bu danışıklı dövüş devam eder.

Dünya barışı için Ortadoğu barışı şart. Kurulacak hükümette Reform ve Değişim Partisinin yer alması şart. Sonra seçime gidilerek seçimlerden sonra kurulacak hükümet Filistin halkının tercihini yansıtması gerekir.

Arap Birliği Başkanı Amr Musa: bu insiyatifte sizin resmi rolünüz nedir. Herhangi bir yetkili kabul olursa İsrail tarafında doğru yoldayız demektir.

Biz de Araplar olarak sorunlar geride bırakmak, İsrail’i tanımak, İsrail’i Ortadoğu uluslarının bir parçası yapmak istiyoruz.

Ancak bir Filistin devletinin kurulmasını istiyoruz.

Soru: Sayın Cumhurbaşkanının bir cevabı olabilir.

Musa: Ben burada bir pazarlık yapmak istemiyorum. Sayın cumhurbaşkanını dinleyeceğiz.

Şimdi 2009’adyız, sonra 2010 gelecek. Gerçek niyetiniz siyasi iradeniz varsa barış için. Doğru yoldayız demek olacaktır. Herhangi bir yanıt alamazsak bu yıl sonuna kadar bir şey elde edemeyiz.

Sayın Erdoğan’a katılıyorum biz ve İsrail hedeflerimiz askeri yollardan ulaşamayız.

Sorunlarımız 2009 yılında cevap bulmayız.

Soru: Şimdi Sayın Peres’e sözü veriyorum.

Peres: Saygıdeğer konuşmacıları dinledim İsrail hakkında konuşturlar ve bildikleri ülkenin resmini gösterdiler. Demokratik bir ülkede bir terör örgütüne karşı mücadele etmek çok zor. Kimse bunu görmüyor.

İsrail’de bir yere roket atıldığında kimse bunu görmüyor. Bunu tam olarak yansıtamıyoruz.

Sayın Erdoğan’ın dediği gibi demokrasiden yana konuşuyoruz. Kim seçilmişti sayın Abbas seçilmişti. Hamas seçimlere katıldı. Ancak demokrasiye ilişkin farklı bir görüşleri var. Seçimlere gidiyorsunuz ancak seçimlerden sonra öldürmeye başlıyorlar.

Siz e bu noktada katılamayacağım. Hamas bizi endişelendiriyor. Hamas bir anlaşma ortaya koydu buradan bir şey okumak istiyorum:
“Yargı günü Müslümanlar Yahudileri öldürene kadar geçekleşmeyecekti. Barış insiyatifleri anlaşmalar işe yaramayacaktır”

Hangi Hamas’tan bahsediyorsunuz

İsrail yüzbinlerce hayata kaybetti terör saldırıları sonucu. Her zaman zorluk altındaydık. Hamas Gazze’ye geldiğinden beri beş bin roket 400 havan saldırısı yapıldığını gördük. Nereye attıklarını bilmeden attılar.

Biz başlatmadık saldırıyı. Hava saldırıları başlamadan 4 gün önce sizinle birlikteyken sayın Başbakan biz karar almamıştık saldırıyla ilgili.

Hisleriniz anlayabiliyoruz. Ancak İsrail tamamen çekildi. 15 bin kişi çekildi buradan kimse bizi zorlamadı kendimiz çekildik.

Şunu anlamak istiyorum neden bize roket saldırıları düzenlediler. Tüm geçişler açıktı aynı zamanda Gazze’ye para yatırımlarında bulunuyor, 20 milyon dolar gönderiyorduk.

Yalnızca tyek bir kişinin 5 milyon dolar gönderdiğni biliyoruzm. İsrail Gazze’ye günlük oalrak su, gaz tedarik ediyordu. İran’dan roketler getirdiler ve tüneller açtılar.

Hergün yüzden fazla roket atıldı bize. Milyonlarca insan bombalar altında kaldı. İnsanlar gelip “Biz güvenlik altında yaşayamayacak mıyız” diye sordu.

Barış deniyor Mısır’la, Ürdün’le barış yaptık üzerimiz düşen her şeyi yaptık. Filistinlilerle görüşmeye başladık. Sayın Erdıoğan ne zaman beklediniz. O dönemde dinamitler vardı. Ben de görüyordum o dönemde.

İnsanlar bana hain diye bağırıyorlardı.

İsrail 60 yıllık bir ülke ve 60 yılda bu kadar savaşan bir ülke biliyor musunuz. Tüm bunarla rağmen biz bekledik. Mısır için bekledik. Sayın Mübarek, sayın Abbas durumu biliyor.

Ama kimi suçluyor Hamas’u suçluyor. Hamas’ı suçlamıyor.

Ama ne oldu burada 1 milyon kişi kendisini barınaklara saklamak zorunda kaldı. Kimse bu füzeler karşı gösteri yapmadılar.

Sayın Mun’a da saygı duyuyorum ancak bir sorun var İran’ın Ortadoğuda egemenlik kurmak istediğini görüyoruz. Hamas’a silah veriyorlar.

Ne yapmamız bekliyordunuz. Eğer İstanbul’da roket saldırıları olsa siz ne yapardınız? Yapmak istediğimiz bu değildi elbette tercihimiz barıştı.

Biz barış yaptık 1 kez 2 kez şimdi farklı isimlerle deniyoruz. Biz karar veremeyiz filstinliler birleşsin mi birleşmesin mi.

Hamas Fetih’ karşı çıkmaya çalıştı. Biz buna karışmayız. Fetih ne diyor Hamas için. Bunu gözden geçirelim.

Fetih yönetici “Hamas Gazze’de okulları, üniversiteleri şiddet merkezi haline getirmiştir. Gazeliler şiddete maruz kalmıştır. Kemikleri kırılmıştır. Hamas yardım malzemesi getirenleri de engellemiştir.”

İsrail herhangi bir kişiyi öldürmek istemiyor. Bize göre tüm çocuklar çok önemlidir. Bizim topladığımız tüm paralar çocuk merkezlerine gidiyordu.

Mesajımı net olarak vermek istiyorum İsrail’in bir ateşkese ihtiyacı yok çünkü saldırıları biz başlatmadık. İnsanları öldürmekle ilgilenmiyoruz. Arap Ligi insiyatifinin başlamasını çok önemli bir adım olarak görüyorum.

Kudüz sorunu var önümüzde. Üç din için de önemli bir şehir. Biz Filistinlilere “Batı Şeria’yı size vermeye hazırız” dedik. Ateşkes bizim için sorun değil çünkü ateşi biz başlatmadık.

Tek bir gün bile yoktu bizim Gazze’ye su iletmeyelim. Gazze trajedisini başlatan İsrail değil diktatörlüğünü Gazze’de kuran Hamas’tır.

Erdoğan: Sayın Peres ben den yaşlısın sesin çok yüksek çıkıyor biliyorum ki sesinin bu kadar yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisidir

Öldürmeye gelince siz çok iyi bilirsiniz.

Ülkenizde Başbakanlık yapmış kişilerin sözleri vardır

Tankların üzerinde Filistine girdiğimde kendimi mutlu hissediyorum diyen başbakanlarınız vardı.

Bu zulümleri alkışlayanları da ayıplıyorum.

Buaradan iki söz söyleyeceğim. Sözümü kesmeyin

1 Tevrat 6. maddesinmde der ki öldürmeyeceksin. Burada öldürme var.

Avi Şalom Guardina’da bunu söylüyor: “İsrail Haydut devlet haline gelmiştir”

Bazı Şerefsizlerde Recep Tayyip Erdoğanı Antisempatizanlığından ötürü Tc Ye Attıkları b.k un Farkında değiller mızıkçılık, çocukluk, Yapmamalıydı gibi gibi ..

Burada Mevzu Erdoğan değil Burada Mevzu Türkiye cumhuriyeti dir.
Bu gibi komplolarda Taraf yada Partinin Önemi yokdur.

Tek Yürek olma temennisiyle.

Geniş Bilgi için Tıklayınız……


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.