Şubat 15, 2009
Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984′ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya başlandı. ( Keşke Başlamasaydık )
Dünya Kadınlar Gününün Kısaca Tarihcesi.
8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
Katılanların da gözleri sanki Yaş yerine kan aktı.
26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Vatana Millete Hayırlı uğurlu olsun inş.
İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921′de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960′lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler’in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığının yazılmamıştır[1].
Bizde Onların Anısına Yapmayacağız sanırım.
Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünyadan veriler [değiştir]
“Kadınlara ve kız çocuklara karşı şiddetin dokunulmazlığına son”
BM’nin güne özel logosu.
Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir (kadın sünneti). Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.
Dünya KAdınlar Hakkında Yazacaklarım Bu kadar. ASlında Kaynakcaları da Göstermek isterim Lakin vikipedia Güzel Güzel göstermiş zaten izde merak edersniz bu yazının kaynaklarına nerelerden alıntı yapıldığına tek tek bakabilirisiniz.
Kaynak: Vikipedia
Düzenleyen : YasamKadin
Başlık :8 Mart Dünya Kadınlar Günü [ Tarihcesi, Olayları, Yaşananları, Kutlaması, Eğlencesi,]
Like this:
Be the first to like this post.
2 Yorum |
dünya | Etiketlendi: 1980, 1984'ten, 8 mart, Askeri, çeşitli, örgütleri, Başlamasaydık, başlandı., bir, daha, Darbesi'nden, dört, dünya, de, etkilenmesiyle, Eylül, Eğlencesi Türkiye'de, Günü, Her, herhangi, ilk, itibaren, kadın, Kadınlar, kez, keşke, kongresi, kutlama, Kutlaması, kutlandı, kutlanmaya, mart, Milletler, olarak, Olaylar, on, programından, süreyle, sokağa, sonra, tarafından, Tarihcesi, taşındı., türkiye, Türkiye'nin, ve, yapıldı., yapılmadı., yaygın, Yaşananları, yıl, Yılı", Yılında |
Kalıcı Bağlantı
yasamkadin tarafından yazıldı
Şubat 12, 2009

Uzayda çarpışma
Yörüngeleri üzerinde hareket halinde bulunan bir Amerikan uydusu ile Rus uydusu, henüz belirlenemeyen bir sebeple çarpıştı.
Uzayda yaşanan bu olayın ardından enkaza dönüşen uyduların parçalarının diğer uydular ve Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) için de bir tehlike unsuru olduğu açıklandı. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (NASA) tarafından yapılan açıklamaya göre yıllar önce faaliyetini tamamlayan bir Amerikan ticari iletişim uydusu ile Ruslara ait Cosmos 2251 isimli uydu, saat 06.55 (TSİ) sıralarında Sibirya üzerinde çarpıştı.
NASA adına açıklamada bulunan Nicholas Johnson, “İki uzay aracının birbiriyle bu şekilde çarpışması gibi bir durumla ilk kez karşılaşıyoruz. Her ikisi için de kötü bir gün” diye konuştu.
Öte yandan yetkililerin açıklamasına göre 500′den fazla parçaya ayrılan uydular, diğer uydular için de tehlike oluşturuyor ve bu durumun değişmesi için en az 2 gün gerekiyor. Uzmanlara göre ISS’in, 790 kilometre yükseklikte yaşanan bu durumdan etkilenmesi ise daha düşük bir ihtimal.
İHA
Like this:
Be the first to like this post.
» yorum bırak; |
AB, dünya | Etiketlendi: amerika, rusya, sibirya, uydular çarpıştı, uzay dedikoduları, uzayda kaza |
Kalıcı Bağlantı
yasamkadin tarafından yazıldı
Şubat 12, 2009
Türkiye için savaş senaryosu..!
Ukrayna’da bazı milliyetçi kesimlerin “Türkiye ve Ukrayna’nın Kırım için savaşacağı” iddialarına yenisi eklendi. Eski Sovyet istihbarat görevlisi İgor Berkut, 10-12 yıl içinde Ukrayna ve Türkiye arasında savaş çıkmasının kaçınılmaz olduğunu iddia etti
O kadarakadarki Türk leri Gözlerinde o kadar büyüten bir millet Bizlerin Halk ve Hükümet askeriye dahilin de Düşünce ve Fikirlerimizde olmamasına Rağmen, İllaki Kırım için Türkler savaşacak demesi birazdeğil bya bir Absürt oluyor.
eğer gerçekden kırım ukrayna için bir göz ağrısıysa, Bu gibi haberleri bu tarz daki düşüncelerini kitaplara yada bloglara yazacaklarına Direk bir anlaşmayla bizlere verebilirler.
Ya birde ben bunu anlamadım Ukrayna Kendisini Türkiyeyle savaşabilecek güçde bir devlet olarak görmesi beni epey güldürdü.
(Bhey ukrayna.. Düne kadar Elimizdeydin Özgüürlüğünü ilan ettin sana verilen kırım topraklarını mazeret edip Türkiye ile savaşabilecek bir Güç olduğunumu zannediyorsun ?
Kumda oynayın daha büyüyün. Siz daha vitamin bile değil iken Atalarımız Dünyada Saltanat Söküyorlardı.)
us Rosbalt ajansının bildirdiğine göre, eski Sovyet ajanı, Büyük Ukrayna Partisi lideri İgor Berkut, Ukrayna’da kısa vadedeki olası senaryoları anlattığı `Kardeş’ (Brat) adlı kitabını tanıttığı basın toplantısında, “Ukrayna’nın Kırım üzerinde hak iddia eden Türkiye ile savaşmasının kaçınılmaz olduğunu” öne sürdü. “Türkiye’nin Kırım’ı yeniden topraklarına katmak istediğini” iddia eden Berkut, “İki ülke 10-12 yıl içinde savaşa tutuşacak. Hem Türkler, hem Ruslar, hem de Avrupalılar bunu biliyor, Ukraynalılar da anlayacaklar. Ukrayna’nın güçsüz düşmesi halinde, Türkiye’nin Kırım’ı ilhak etmesi kaçınılmaz” diye konuştu.
Ukraynalı siyasetçi, 2017 yılına gelindiğinde Müslümanlar’ın Kırım nüfusunun 3′te 1′ini oluşturacağını öne sürerken, şöyle dedi: “Rusya’yı Çeçenistan konusunda suçlarken, birkaç yıl içinde Kırım’da bizi ikinci bir Çeçenistan’ın beklediğini düşünmemiz gerekiyordu. Türkiye, daima, Kırım’ı Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olarak görmeye devam edecek.”
Like this:
Be the first to like this post.
» yorum bırak; |
bence, dünya, Gelişmeler | Etiketlendi: kiriz, krırım, kırım, osmanlı, osmanlı imparatorluğu, saltanat, savaş, türkiye, turk, ukrayna, ukrayna haddini bil |
Kalıcı Bağlantı
yasamkadin tarafından yazıldı
Şubat 10, 2009
İsrail’de erkenn genel seçimler için oy verme işlemleri sürerkenn, seçimlere katılım oranı yerel saatle 18.00 itibarıyla yüzde 50.3 olarak belirlendi. İlk sonuçlara göre ( öyle bildirilmiştir ) Kadima Partisi az farkla önde gidiyor.
5,3 milyon dolayında kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, seçime katılım oranının böyle devam etmesi halinde yüzde 70-72 düzeyinde olması bekleniyor.
KÜÇÜK ÇAPTA OLAYLAR ÇIKTI
Öte yandan İsrail’in kuzeyinde, nüfusu Filistinli Araplardan oluşan Umm El-Fehm kenntinde seçim gözlemcisi olarak bulunmak isteyen ve bu konudaki talebine Yüksek Seçim Kurulunca onay verilen İsrailli tanınmış aşırı sağ eylemci Baruh Marcel, olay çıkabileceği endişesiyle polis tarafından kennte sokulmadı.
Yazının devamını oku »
Like this:
Be the first to like this post.
» yorum bırak; |
14 şubat, AB, dünya | Etiketlendi: 50.3, az, önde, öyle, belirlendi., bildirilmiştir, erkenn, farkla, göre, Genel, gidiyor., için, ilk, itibarıyla, işlemleri, Kadima, katılım, olarak, oranı, oy, Partisi, saatle, sürerkenn, seçimler, seçimlere, sonuçlara, verme, yüzde, yerel, İsrail’de |
Kalıcı Bağlantı
yasamkadin tarafından yazıldı
Şubat 8, 2009
Onlar sinema tarihinin en iyi yönetmenleri ve oyuncuları ancak bugüne dek hiç Oscar ödülü kazannmadılar.
Sinema dünya (Felek)sının en prestijli ödülü olan Oscar yaklaşırkenn, kenndi branşlarında bu ödülü alamayan birçook oyuncu ve yönetmen bulunuyor. Bazı isimleri gördüğünüz de siz de çook şaşıracaksınız…
OSCAR’I KUCAKLAYAMAYAN ÜNLÜ OYUNCULAR VE YÖNETMENLER
Albert Finney: 5 kez 5 Oscar için aday gösterilen bu ünlü oyuncu, en önemli performanslarını Tom Jones ve Erin Brokovich’te gösterdi.
Richard Burton: 1925-1984 yıllarında yaşamış olan Galler doğumlu aktör, 7 kez Oscar’a aday gösterilmesine karşın bu ödülü hiç kazannamadı. Elizabeth Taylor’la iki kez evlenen Burton, 1956 yapımlı Büyük İskenndeRr filminde de rol almıştır.
Angela Lansbury: Cinayet Dosyası dizisinde canlandırdığı Jessica Fletcher karakter (nitelik)i ile herkesin gönlünü kazannan oyuncu 3 defa Oscar ödülleri için aday gösterilse de, bu başarıyı sağlayamadı. İngiliz oyuncu birçook müzikhalde de rol aldı.
Peter O’Toole: İngiliz Kraliyet Tiyatro akademisi mezunu İrlandalı oyuncu Arabistanlı Lawrence rolü ile hafızalara kazındı. 8 kez aday gösterildiği Oscar ödülünü hiçbir zaman kazannamayan oyuncuya Akademi Onur Ödülü verilmiştir.
Fred Astaire: Ünlü Rus balet Mikhail Baryshnikov’u bile kıskandıracak güzellikle dans eden Astaire, sadece bir kez Oscar adayı gösterildi ve bu ödülü kazannamadı. Ginger Rogers’la oynadığı müzikal filmlerle ünlenen Fred Astaire, zarif dansları ile hiçbir zaman unutulmadı.
Greta Garbo: Sessiz Film Kraliçesi olarak da anılan İsveçli güzel oyuncu, Oascar ödüllerine 4 kez aday gösterildi. Guinness Rekorlar Kitabında “şimdiye dek yaşamış en güzel kadın” olarak söz edilen Garbo’ya, 1955 yılında Akademi Ömür Boyu Başarı ödülü verilmiştir.
Deborah Kerr: Tüm zamanların en iyi kadın oyuncularından biri olarak gösterilen Kerr, 6 kez aday gösterilmesine karşın bu ödülü hiçbir zaman kazannamadı. Akademi Deborah Kerr’e de Onur ödülüne layık gördü.
Cary Grant: İngiltere doğumlu ABD’li aktör, oyunculuk yeteneğiyle birlikte çapkınlığıyla da ün saldı. Tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olan The Philadelphia Story’de de rol alan Grant, Oscar’a hiç aday gösterilmemesine karşın Ömür Boyu Başarı ödülüne layık görüldü.
Alfred Hitchcock: Bütün dünya (Felek)nın en çook tanıdığı yönetmenlerden Hitchcock, gerilim filmlerinin gelmiş geçmiş en büyük yönetmeni olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda bir mühendis olan ünlü İngiliz yönetmen 5 kez aday gösterilmesine karşın hiç Oscar ödülü kazannamadı.
Charlie Chaplin: ’Şarlo’ karakter (nitelik)i özdeşleşen ve sinema tarihinin gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu Charlie Chaplin hiçbir zaman Oscar ödülü kazannamadı. Kimileri, The Immigrant filminde bir ABD memurunu tekmelediği sahne ile Altına Hücum filmindeki bazı sahNelllerin komünizm propagandası olarak yorumlanmasının ve ABD’ye girişinin yasaklanmasının bunda payı olduğunu düşşünse de Akademi onu iki kez Ömür Boyu Başarı ödülünü
Not: Bu listeye Oscar Onur ödülü ve Yaşam Boyu başarı ödülleri dahil değilldir
Like this:
Be the first to like this post.
» yorum bırak; |
dünya, hayat, sektör | Etiketlendi: ancak, ödülü, bugüne, dek, En, hiç, iyi, kazannmadılar., Onlar, Oscar, oyuncuları, sinema, tarihinin, ve, yönetmenleri |
Kalıcı Bağlantı
yasamkadin tarafından yazıldı