Üzülme Üzülmeyesin.

Şubat 9, 2009

Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir Duygu (Hissiyat)dur.
İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz Artık (gayrı) onunla meşgul olur.
Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım,
benn bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim?
diyebilme inancına sahip olmaktır.

Bir şey (Bilinmeyen)i yapabileceğinize inanırsanız o şey (Bilinmeyen)i gerçekten yapabilmenizi
engelleyen şey (Bilinmeyen)leri bir şekilde aşarsınız.

Uzmanlar üzüntüden kurtulmak için aşağıdaki yedi maddeyi kullanmanın yararlı olacağını belirtmekteler;

- Her güne Yaratanın siziinle beraber olduğuna ve size yardım edeceğine inanarak başlayın.
- kenndi kenndinize üzülmek çook Kötü (kem) bir alışkanlıktır deyin.
- Olumsuz saydığınız her şey (Bilinmeyen)in olumlu yönlerini düşşünün ve konuşmalarınızda bunları belirtin.
- Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara olumlu bir hava vermeye çalışın.
- kenndinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun. Bunları defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları size geri göndeRrip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır.
- Umut dolu, ileriye ümitle bakan insanlarla arkadaş (dost)luk kurun. Bu atmosfer sizi ümitli bir insan yapacak, karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.
- Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin. Böylece, siziin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla kaybolacaktır.

Üzülme dünya (Felek) ve ahiret huzuru için (Sallalahü Aleyhi ve Sellem) Peygamber efendimizin amcası Abbasa öğrettiği duayı dilinden düşürme çünkü bu dua iki dünya (Felek) saadeti için iyi bir fırsattır.
“Allah (c.c)ümme innî es’elüke afve vel âfiyete fiddînî veddünyâ ve âhırete” Yarabbi senden dünya (Felek) ve ahirette mağfiret ve afiyet istiyorum

Üzülme : dünya (Felek), ne seçim, ne geçim dünya (Felek)sıdır; dünya (Felek), bugün var yarın yok, imtihan dünya (Felek)sıdır.

Üzülme : hakkk’ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır

Üzülme : Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir.
(Hz. Ali r.a.)

Üzülme : İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul edeRrlerdi

Üzülme : İyi bir yemek günün mutluluğudur. İyi bir gezi haftanın, iyi bir evlilik ayların, mal-mülk senenin mutluluğudur. Sağlam bir imana sahip olmak ise dünya (Felek) ahiret mutluluğu demektir.

Üzülme :HastaNellleri ziyaret (hal tavır sorgusu) etki Allah (c.c)’ın sana verdiği sağlık afiyetin kıymetini bilesin. HapishaNellleri ziyaret (hal tavır sorgusu) et ki özgürlük nimetinin farkına varasın.

Üzülme : Mümin bir kul giden dünya (Felek)lığın ardından üzülmez. Çünkü o kalıcı olan değilldir.

Üzülme : Rahmanın sonsuz merhametini bir düşşün. Ki O bir köpeğe su veren cimrilerin cimrisini, yüz kişiyi katletmiş olanı dahi affedebilendir. Yeter ki nasuh bir tövbe ile O’na dönülebilinsin.

Üzülme: Hayrın nerede olduğu bilinmez. Hayır çoğu kez sevinilen şey (Bilinmeyen)in ardından değill üzünülen şey (Bilinmeyen)in ardından gelir.

Üzülme, mutluluk ağacının yaşaması için ihtiyacı olan su, hava, gıda, ışık Allah (c.c)’a ve ahiret gününe imandır.

Üzülme: “Mükâfatın büyüklüğü belanın büyüğü ile beraberdir. Allah (c.c) bir kavmi severse onları (bir deRrde) uğratır. Kim kadeRre razı olursa, ona Allah (c.c)’ın rızasına erişmek vardır. Kim öfkelenirse ona Allah (c.c)’ın gazabı vardır.” (Tirmizî)
Üzülme Eğer Allah (c.c)’tan bir şey (Bilinmeyen) isterseniz ve O size başka bir şey (Bilinmeyen) verirse O’na güvenin. O’nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şey (Bilinmeyen)i uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz. İstekleriniz her zaman ihtiyacınız olan şey (Bilinmeyen)ler değilldir. Allah (c.c) dileklerinizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O’na inanmaya devam edin. Allah (c.c) seçimi O’na bırakanlara en iyisini verir.

Üzülme
Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah (c.c) Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir. (Hadis-i Şerif)

alinti


Arkadaş Dökümü

Şubat 9, 2009

ARKADAS DÖKÜMÜ

Evvela dislerimiz dokuldu

Sonra saclarimiz

Arkasindan birer birer arkadaslarimiz

Su canim dunyanin orta yerinde

Yalniz basina yapayalniz

Kalmisiz..

Kirilmis kolumuz, kanadimiz

Tatli canimizdan usanmisiz

Bir suphedir sarmis yuregimizi

Ya kenndini aldatiyor demisiz

Ya bizi

Bir suphedir demir atmis cigerimize

Pamuk ipligi ile baglamislar bizi

Dugum ustune dugum soyle dursun

Bir calim bir kurum hepimizde

Nereden inceyse oradan kopsun

Bu canim dunyanin orta yerinde

hayvan ( Yaratık )lar kadar baglanamamisiz birbirimize

Yalan mi?

Gozunu sevdigim

Karincalar Iste:

Hamsiler suru suru

Arilar boluk boluk gecer

Leylekler tabur tabur

Ya bizler?

Esref-i mahlukat! ..

Bogazimiza kadar

kenndi murdar karanligimiza gomulmusuz

Bizler boluk boluk,

Bizler tabur tabur

Bizler suru sepet

Yalniz birbirimizi oldurmusuz

Bedri Rahmi EYUBOGLU


NEYE MECBURUZ- NERDE MEŞGULÜZ

Şubat 8, 2009

EVLAT:
Nereden geldim benn bu dünya (Felek)ya,
Bunu bilmem lazım mecburum baba,
Necisin? nereye, sorusu varya,
Bunu bilmem lazım mecburum baba.

BABA:
İşimde çalıştım yoruldum geldim,
Gıcık patronuma darıldım geldim,
Bir sürü iş var sarıldım geldim,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Geçen sene yoktum kim yarattı,
Aklımı ruhumu bakkalmı sattı,
Vucudumu cihazla kim donattı,
Bunu bilmem lazım mecburum anne.

ANNE:
Spiker seyirciyi gene haşladı,
Mankenni herkes çook alkışladı,
Şhow da çook güzel dizi başladı,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Kara toprak altı, karanlık yerde,
Tohumlar yeşerdi önünde perde,
Kim üretti hani fabrika nerde?
Bunu bilmem lazım mecburum baba.

BABA:
Bütün aslar bennde batak oynarım,
Maça kızı yemem hemen satarım,
Kırmızı beşliye okey atarım,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Ağaçlar odundur, yaksan yakılır,
Dallara her nevi meyve takılır,
Yaprağa, çiçeğe nasıl bakılır?
Bunu bilmem lazım mecburum anne.

ANNE:
arkadaş (dost)ta gün var şimdi gideRrim,
İşim uzun sürer sonra gelirim,
Kimde ne var ne yok merak edeRrim,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Kabukta yalıtım içinde dilim,
Portakalı, elmayı yaparmı bilim?
Ambalajda mühür etiket kimin?
Bunu bilmem lazım mecburum baba.

BABA:
Şu partiye oyu vermez geçerim,
Bu partiyle bennim döner tekerim,
Cumhurbaşkanını şimdi seçerim,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Toprakta nebatat nasıl bitiyor,
Milyarca canlıya nasıl yetiyor,
İhtiyacı bahar nerden biliyor,
Bunu bilmem lazım mecburum anne.

ANNE:
Sus konuşma evlat sesin karıştı,
Duymadım Semra’yı Nelller konuştu,
Oğluna mis gibi gelin bulmuştu
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Mübarek ramazann nasıl tutulur,
Gusül boy abdesti nasıl alınır,
Gözün nuru namaz nasıl kılınır,
Bunu bilmem lazım mecburum baba.

BABA:
Namaz oruç bilmem bennim neyime,
Kalbim temizdirya yeter dinime,
Hülya avşar cıktı geçme önüme,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Duvarda kitabın manası nedir,
GideRrsek yolundan sefası nedir,
Azıp sapmışların cezası nedir,
Bunu bilmem lazım mecburum anne.

ANNE:
Mankennler yürüyor nasıl süslenmiş,
İbo hatip olmuş Bana (şahsıma) seslenmiş,
Seda sayan nasıl, kimle evlenmiş,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Hazreti EYÜP’ün yarası nedir,
Hazreti YUSUF’un rüyası nedir,
EFENDİM’in bize duası nedir,
Bunu bilmem lazım mecburum baba.

BABA:
Gazinoya gideRr biraz oynarız,
Oynayan dansöze para basarız,
Çok içmeyiz, iki duble atarız,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Minarede ezann kime seslenir,
Önünde cenaze niye uslanır,
Ölüp giden arkadaş (dost)lar, nerde toplanır,
Bunu bilmem lazım mecburum anne.

ANNE:
Lafımı kesmesen söyledim sana,
Babanın işi yok ona sorsana,
Aldığım kitaba gidip baksana,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Canidir Ömer, nasıl adil olmuş,
Edepte zinnureyn zirveye varmış,
Ebu Bekir malın neden dağıtmış,
Bunu bilmem lazım mecburum baba.

BABA:
Bu hafta deRrbi var maça bakarım,
Gol attımı aleks şaha kalkarım,
Bu kez kazannırım, idda oynarım,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.

EVLAT:
Altmış yıllık ömür, nerede saadet,
Gafletle günahla bittimi muhlet,
benn şahit olurum getir şehadet,
Bunu demem lazım mecburum ata.

ANNE-BABA:
Azrail yanımda belki gideRrim,
Şehadet bilmemki benn nasıl deRrim,
Şeytanın suyunu şimdi içerim,
İşim var şu anda meşgulüm evlat.


Tuncay Güneyin İfade Videosu si

Ocak 19, 2009

Bu devleti Üç kuruşa Yada yalan yanlış vaadlerle satanlarını Allah (cc) Belalarını verecekdir. Ergenekon davası dalga dalga devam ederken Tuncay Güney’in 2001 yılında polise verdiği ifade bugün yayınlandı.Haber kanallarında video su izletilen ifade  Tuncay Güney’in polis sorularına verdiği cevaplardan ve bazı kendince yorumlardan oluşuyor.İfade de sabancı cinayetinden hizbullah’a,pkk dan çatlıya kadar bir sürü konudan değiniliyor.Veli Küçük Tuncay Güney’in ifadesinde öne çıkıyor.İfade’nin kısa özeti ve ana başlıkları bunlar


gazze den son dakika haberleri-son durum

Ocak 13, 2009

Gazze Şeridi’nde 3. haftasına giren İsrail saldırıları olanca hızıyla sürerken, ölü ve yaralı sayısı da sürekli artıyor.

Filistinli kaynaklara göre, ölü sayısı 900′ü aşarken, yaralıların sayısı da 3 bin 700′ü buldu.

İsrail askerleri, Gazze kentini çevreleme harekatını sürdürürlerken, ordu da bugünkü çatışmalarda 40 militanın öldürüldüğünü ya da yaralandığını bildirdi.

İsrail ordusunun akşam saatlerinde Gazze kentinin sınır yakınındaki mahallesi Secaiye’de ve bölgenin kuzeyindeki Cebaliye’de evlere açtığı topçu ateşinde 5 Filistinli’nin daha yaşamlarını yitirdikleri öğrenildi.

İsrail ordusunun bugün verdiği rakamla benzer biçimde Filistinli kaynaklar da ölenlerin sayısının 40′a yaklaştığını belirtirlerken, yine ölenlerin çoğunun kadınlar ve çocuk olduğunu kaydettiler.

İsrail hava kuvvetlerine bağlı uçaklar ayrıca, Gazze kentinde Kültür Bakanlığı binasını da vurdular.

Görgü tanıklarına göre bombardımanlar, 3 saatlik ateşkes süresince de durmadı.

İsrail askerlerinin sabah saat 02.00 sularında Gazze kentinin Tel El Hava mahallesinin varoşları sayılabilecek Şeyh Eclin ve kentin kuzeyindeki Sudaniye bölgelerinde Filistinli militanlarla girdiği çatışmalar toplam 14 kişinin ölümüne neden olurken, ordunun daha içlere doğru girme yolundaki niyetlerinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Yine de askerlerin çatışmalar sonrası çekildiği de belirtildi.

Bu bölgede ölenler arasında, Tel El Hava mahallesinde bombardımana uğrayan bir evde, 2 kardeş, 1 bebek ile 1 genç de bulunuyor.

Filistinli sağlık ekiplerinin verdiği bilgiye göre, Halk Direniş Komiteleri’nin askeri kanadı Nasır Selahaddin Tugayları’nın liderlerinden birinin evinin bombalanmasıyla, annesi, 1 oğlu ile hamile eşi de yaşamlarını yitirdiler.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cebaliye ve Beyt Lahya’da da bombardımanlar ve ölümler durmadı. Beyt Lahya’da bir cami yakınında vurulan bir evde, yaşları 12 ila 16 arasında değişen çocuk yaştaki 6 Filistinli öldü.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un Abasan ve Kuza’a bölgelerinin yoğun ateş altında kaldığı belirtilirken, Han Yunus’taki Nasır Hastanesi yetkililerinin, yaralılar için uluslararası kuruluşlardan yardım istedikleri belirtiliyor.


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.